3 PUAN MORALİ!

Hafta içi Bayram Bektaş ile yollar ayrılması artık beklenen son gibiydi. İyileşmeyen oyunun yanında alınan kötü sonuçlar ortadayken gitmesi zordu.

Diğer taraftan takım içinde hoca ile de sorunların olduğu kanaatimi belirtmiştim. Hepsi yetenekli oyuncuları belli bir hedefe doğru yürürken oldukça maharetli olunmalı. Yoksa bu işin yürümediğini artık cümle alem biliyor.

Ancak Batu Kaplan’ın da ayrılması işte bu beklenmeyen erken son oldu. Erken diyorum çünkü yine de belli bir süre daha gidebilirdi en azından. Başkan çok methediyordu biz de onun yalancısıyız. Hani teşbihte hata olmasın misali. Biz o kadar yakın tanımayız. Ortaya atılan iddialar hiç de hoş değil. Biz takıma odaklanıyoruz bu tür işler başkanın işleri.

Taraftar her ne kadar küsmüş olsa da yine de yalnız bırakmadı takımını. Sakaryaspor taraftarı da kendisine ayrılan yeri doldurması güzeldi. Elleri boş gitti ama futbol bu işte.

Sakaryaspor etkili başladı maça. Üst üste pozisyonlar üretti. Daha 10 dk. dolmadan fark ikiye çıkması içten değildi. Szumski ilkinde başarı bir hamle yaptı ikincisinde de rakip oyuncu dışarı attı.

Yine ilerleyen dakikalarda Zeki kritik bir müdahale yaptı. Biz ise biraz toparlanır olduk. Boldrin’in etkili olmayan şutunu gördük. İlk yarı boyunca tempomuz yine düşük olsa da biraz olsun mücadele ve istek artmıştı.

Çekingenlik vardı takımda. Novikovas 11’de başladı ama o isteğini maça damgasını vuracak şekilde göremedik. Zeki daha çok çıktı bu kez ileriye. Yusuf’u gördük zaman zaman ileride. Ali Kaan’ın biraz daha etkili olmasını bekliyoruz. Şimdilik adaptasyon diyelim.

Defans çıkacak ki rakip alanda daha etkili olalım. İkinci yarıya yine Sakaryaspor’un pozisyonu ile başlandı. Boldrin’e yapılan müdahale en azından VAR’a gitmeliydi. Bana kalırsa bir temas vardı. Haliyle penaltımız güme gitti.

Emre Bayraktar, sakatlığı nedeniyle kenarda olan Fofana ve Tanque’yi aldı. Harriss ve Sağat’ın yerine. Sağat istediği topları alamadı. Pozisyonlara giremedi. Markaj yedi. Ceza alanı önünde hakemin gözünün önünde olan pozisyon vardı yerde kaldığı. Aslında fauldü. Lakin çizgi önünde olduğu için sanırım VAR devreye girmedi.

Tanque ve Fofana oyuna girince daha bir başka hale geldi. Tartışmaların odağı iki isim biri yeterli performansı yoktu diğeri de yeni geldiği için adaptasyon sorunuyla birlikte yine mi kandırıldık duygusu oluşturmuştu.

Fofana ve Boldrin paslaşması sonrasında Yusuf’un güzel ortasına Tanque, Hurşit’in yanından yükselip kafayla attığı gol işte bu dedirtti bize. Bizde bunu bekliyorduk.

Bu kez rakip çıkarken Yusuf Emre’nin karşıladığı topla buluşan Tanque’nin, uzaklardan şutu geldi. Yok artık dedik. Bu nasıl gol. İşte videolarda bize gösterilen goldü bu. Hani hep gösterildi ama hiç göremediğimiz cinsten. Farkı ikiye çıkarttık.

Ancak çok geçmeden Sakaryaspor korner sonrası buldu golü. Haliyle telaşta başladı. Yine korner sonrası bu kez Alim’in kafasından ağlarımıza gitti top. Yani yine kaçan balık büyük olacak dedik hep birlikte.

Ancak Fofana ve Tanque faktörü vardı. Bizi hafife almayın der gibiydiler. Fofana yine dizdi rakip defansı şutu eski kalecimiz Furkan’dan döndü tamamlayan Tanque oldu.

Kazanmıştık haftalar sonra. Bu kez sevinen taraf olduk. Yine son anları krize çevirmiştik ama buna rağmen o krizden galibiyetle çıkmasını bildik. İyi ayaklar iyi sonuçlar alır.

Maç sonu da güzel görüntülerdi. Biz bunları istiyoruz sadece. Gelecek teknik adamın da krizler üretmesi değil çözmesini bekliyoruz. İnsanlarla kavgasını değil futbol oynatmasını bekliyoruz. Kim olur bilemem ama bu takıma babacan biri lazım olduğu aşikar!

Milli maç arasından sonra Bandırmaspor deplasmanı bizi bekliyor. Sakaryaspor, Tanque’yi hafife alıp önlem almadığının hatasını yaşadı ama Bandırma bu şekilde davranmaz. Dilerim kazanan taraf oluruz o maçta.

HAYRET ZEMİN KÖTÜYDÜ DEMEDİ!

Taraftar akın etmiş Rize deplasmanına ve kendisine ayrılan yeri doldurmuş. Her ne kadar hoca ile dertleri olsa da takımın kazanması ve daha mutlu şekilde dönmek istedikleri her hallerinden belliydi.

Maça Celil’in sakatlığı nedeniyle Yusuf Emre, Harriss’in yerine de Tanque ile başladı Bayram Hoca.

Aslında Tanque daha iyi vuruş olsaydı gole yaklaşan taraf olacaktık. Genel anlamda oyun kurgusu ve tempomuzda gözle görülür şekilde sıkıntılarımız var.

Taktiksel varyasyonlar yapamıyor takım. Üretken değil. Mesela hep videolarında bize izlettikleri o şutları ve golleri göremiyoruz gelen futbolcularımızdan.

Tüm bunlar antrenmanlarda çalışılması gereken işler. Hoca bu konuda açıklama yapmalı bence. Hiçbir takım bana üstünlük kuramadı diyor 4 maçtır ilk golü kalesinde gören taraf biz olduk. Buna karşılık yarıştan kopmadık belki ama ağır yara aldığımız kesin.

Lig öncesi kovalayan takım mı olacağız yoksa kovalanan takım mı sorusu şimdilerde kovalayan takım hüviyetinde olduğumuz. Hele de böylesi bir kadroya rağmen. Mesela Eyüp’te yaralı gidiyor ama bir şekilde sonuç alıyor. Oysa biz yukarıdan da kopuyoruz.

Elbette 3 puanlı sistemde seri galibiyetler bizi tekrar üste taşır. Ancak nasıl olacak? Bayram Hoca ile olmayacağı artık kesinleşti. Gitmiyor yani. Futbolcularla diyaloglarında da problem var anladığım kadarıyla.

Fofana’nın adeta sıralı çalımları sonrası gelen golümüz mağlubiyeti önledi. Bir de lehimize VAR devreye girdi ve ikinci yarı daha etkili olan ve de güzel bir pozisyonda gol atan Rizespor’un golünü iptal etti. Penaltı beklentileri de yine sonuçsuz kaldı.

Hoca toplantıda zemin kötü deseydi ve Novikovas’ın son pozisyonda ki ana faktör bu deseydi daha anlamlı olurdu. Meslektaşı Bülent Hoca zeminden oldukça dert yandı mesela. Hatta antrenman sahamızın zemini daha iyi dedi. Sen neden demedin Hocam!

Bununla birlikte basın mensuplarının toplantıyı terk etmesini oldukça anlamlı buluyorum. Basın mensubunu antrenmana almamak nedir Bayram Hoca. Sen bu işi çocuk oyuncağı kulübü de egolarının tatmin yeri mi belledin. Olmadı, olmuyor Hocam!

OLMUYOR BE HOCAM!

Kendi sahamızdayız ve taraftar yoğun yağmura rağmen yine de takımını yalnız bırakmamış.

Ne bekleriz elbette rakip takımı o kadar eksiğiyle yakalamışken tabi ki galibiyet hatta farklı bir tarife hem de!

Oysa temposu düşük bir futbol ile karşılaştık. Zaman zaman hafif canlanır gibi olsa da bu bize çok da tat vermeyen bir durum.

Rakibi kendi sahasına hapsetmek marifet değil çünkü bunu kabullenmiş bir anlayışı vardı sahada. Buna rağmen bu kadronun daha çok iyi işler yapmasını daha üretkenliği yüksek ve seyir zevkini üst düzeyde beklemek sadece taraftarlar olarak bizlerin değil televizyon karşısında izleyenlerin de hakkı.

İlk yarının son çeyreğine sıkışmış bir kaç pozisyon. Ona da denilirse. Elbette hakem faktörüne değineceğiz. İlk önce verilmeyen penaltı sonrasında Harriss’in şutunu el ile bloklayan rakip defansın bu durumu VAR’dan döndü. Boldrin, hadi aslanım derken o da kaleciyi çalıştırdı ve öne geçme fırsatı uçtu gitti.

İkinci yarıya biraz hareketli başladı Manisa Fk. Cesurlaştı. Bizim hımbıllığımız onları cesaretlendirdi. Ancak çok geçmeden Laura ile mutlak gole yaklaşınca eski düzene döndüler. Defansta çoğalım kaleye yaklaştırmamak üzerine kurulan düzeni bozmak kolay değil. Ancak uzaktan şut çekebilecek meziyette adamların var.

Celil sakatlanarak erken çıktı ama bir Boldrin bunu yapabilir. Neyse ki Fofana’dan geldi o da ne doksan tabir edilen yere çarptı top. Hadi olacak dedik. Yine zorlamalar bu kez Fofana yerde ki net penaltı. Daha nasıl olacak 10 kusurluk hareket işte. Ancak ne hakem gördü ne de VAR devreye girdi. Onlar Boldrin’in penaltı beklemediğimiz pozisyonda devreye girdi ki bakın görün biz işimizi yapıyoruz işleri anlayacağınız.

Zaten hakemin bir Nizamettin sevgisi vardı o kadar net sarı kartları vardı ki onu göstermiş olsa el ile kestiği atağı da gösterse rakip on kişi kalacak. Ancak o net sarı kartı bile Nizamettin’e gösteremedi. Seviyor onu demek ki! Neyse o pozisyonda Osman gördü kartı da düzeltti işi. İtirazdan elbette.

Duran toplar böylesi rakiplere karşı can damarıdır. Bitmiş Adem’e dahi şut imkanı verdik biz. Neyse onu savuşturduk ama kornerden gelen ki Mücahit’in verdiği pas sonrası genç futbolcuları ayağıyla öylesine bir vurayım dedi ve top sekerek ağlarımıza gitti.

Biz seviyoruz rakip oyunculara gaz vermeyi. Batuhan Kör’den beklerdik ama o çıktı şükür derken Ayberk sahne aldı.

Tabi can havliyle uğraştık birazcık o da taraftarın tepkisi artınca oldu. Ancak beklenmedik bir mağlubiyet almış olduk.

Hoca maç sonrası devam edeceğini söyledi. Acaba bırakır mı dedik yok o da yürekli değil. Olmuyor işte hocam. Sezon öncesi yazdığım yazıda da belirtmiştim endişelerim var diye. Keşke olsaydı. En azında taraftar istememiş olsa da galip geliyoruz bari diyebilirdi. Şimdi ortada acayip bir durum var.

Hoca istatistiklere dem vuruyor. Ancak hocam istatistiklere göre puan verilmiyor futbolda. Ayrıca bu kalitede oyunculara sahipsen daha organize atakla başlayacaksın. Novikovas’ı alacaksın. Sarp’ı yem etmeyeceksin. Ahmet Sağat’ı besleyeceksin. Bir tane top attıramadın saha içi organizasyonda Ahmet Sağat’a. Adam kaleye şut çekemeden bitirdi maçı. Zeki bu kadar az çıkmamalı diyoruz buna devam ediyorsun. Daha nasıl olacak. Ben şunu biliyorum orta alanda oraları bozacak rakibin dengesini alt üst edecek kreatif bir oyuncumuz yok. Celil diyeceksiniz gördünüz o da ya erken çıkıyor ya da sakatlanıyor. En azından onun ayarında biri daha lazım. Yazılacak belki çokça şey vardır.

Hülasa olmuyor be hocam!