3 PUAN İLE BAŞLAMAK ÖNEMLİYDİ!

Sezona iki farklı düşünceyle başlayan iki köklü kulübün karşılaşması elbette tüm dikkatleri de üzerine çekecekti.

Hem ligin ilk maçı hem de bu ligin VAR sistemiyle oynanan ilk maçıydı. Neler olacağı merak edilen çok önemli bir maç yaşandı İzmir’de. Görüldü ki VAR bu lige çok gerekliydi ve geç geldi. İlk golümüz ofsayt verildi hakemler tarafında neyse ki VAR devreye girdi ve gol verilmiş oldu.

Samsunspor taraftarları olarak yerini dolduran görüntü oldukça göze hoş gelen bir durumdu. Doğrusu deplasmanlarda bu güzel görüntüyü özlemiştik. Diğer taraftan bizlerde ne kadar umutlu bir bekleyiş varsa bir o kadar rakip taraflarda da o kadar endişeli durum yüzlerine yansıyordu. Kolay değil elbette bizlerde bunu yaşadık onlar uzun süre sonra yine aynı durumu yaşadılar.

Kısacası takım adeta gitmiş. Gençlerin yanında futbolu bırakmak üzere olanlar hatta 3 yıl aradan sonra takıma dahil ettikleri Murat Uçar vardı kadrolarında. Kaldı ki 2019 yılında sadece 5 maça çıkmış. Yani neredeyse 4 yıl denilebilir.

Paixao yoktu belki ama yine de sahada olanlar ellerinden geleni yaptılar maç boyunca. İlk maç olması havanın nemli olması tempomuzu etkilemiş olabilir. Ancak ortada duran hedef şampiyonluk olunca buna sığınmak çok iyi durmayacaktı. Hoca da buna değinmemiş anlaşılan maç sonunda.

Maça etkili başladık. Rakip sahada pozisyonlar aradık. Etkili değildi belki ama yine de Altay’a göre daha bir diri görüntümüz vardı. Özellikle Harris’in neler yapabileceğini gördük. Fofana 2 izlenimi verdi bizlere.

Bu dakikalarda geniş alanlar aradık ama rakip alanı daraltarak buna izin vermedi. Onların yapabileceği en etkili iş buydu. Çünkü kanatları hızlı kullanan Fofana ve Harris ki Laura’yı da ekleyebiliriz, geriden çıkabilecek Zeki gibi Mücahid gibi iki bek, orta alanı da etkili paslarla kanatlara inebilecek Boldrin ve Celil gibi etkili futbolcularımızın olduğu gerçeğini biliyorlardı buna göre oynadılar.

Duran toplara çalışmışlardı. Ceyhun gibi uzunları olunca ona çıkarttıkları ortalarla gol aradılar. Ancak biz buna fazla müsaade ettik diyebiliriz.

Diğer taraftan, geniş alanlar bulduğumuzda neler olacağını Celil’in kafasıyla buluşan Laura’nın topu Fofana’ya plaselemesi ve onun etkili koşusuyla topu Harris’e alda at pası sonrası gol geldi. İşte olay buydu dedirtti bizlere.

Golden sonra fark açılır mı diye düşündük. Ancak Altay oyun disiplininden kopmadı. İkinci yarıda da bu durum devam etse de bizim Laura ile net iki golü kaçırmamız, Fofana’nın şut yerine pas tercihi 70’den sonra oyundan bir hayli düşen Altay karşında kaçırdığımız pozisyonlardı. Onlar da gole yaklaştılar ki bu durumu sanırım bizler gibi Bayram Hocamız da görmüştür. Duran topların dışında birebirlerde adam kaçırdık çok net olmasa bile gole yakın pozisyonlar verdik.

Artı parantez defans iyi görüntü vermiş olsa da gerçek durumunu Eyüp maçında test etmiş olacağız. Onların etkili silahlarını nasıl karşılayacaklar görmüş olacağız.

Ahmet Sağat oyuna girer girmez yine oyuna sonradan giren Yusuf Emre ki bence çok iyi bir transfer olmuş bunu gördük oyuna girdikten sonra da etkili paslar yaptı yine onun asistiyle golünü yaptı. Gösterdi ki “Ben buradayım boşuna gol kralı olmadım!”

Geceyi güzel bitirdik. Eksikler elbette var. Oyun temposu en başta ufak tefek iletişim kopukları ki bunun en başlıca nedeni yeteri kadar hazırlık maçı oynamamaktır. Yine de kayıpsız geçmek önemliydi.

Haftaya zorluk derecesi yüksek bir maç bizi bekliyor. Eyüp maçı ligin en başta yazılan iki favori takımın karşılaşması olacak. Tüm dikkatler bu derbi havasında ki maçta olacak kuşkusuz. Onların da oldukça ciddi ve ligin üstünde transferleri bulunuyor. Netice de bu taraftar orayı büyük çoğunlukla dolduracak ve takımını yalnız bırakmayacaktır. Kazanan bizim olmamızı diliyoruz.