Altay, rakiplerimizden hem de öyle böyle değil. Çünkü iyi transferler yaparak takımlarını güçlendirdiler. Ancak bizim maça prosedürlerini yerine getiremedikleri için oynatamadılar. Yine de iyi mücadele ettiler.
Yasin, Gökhan ve Djedje yeni transferlerimiz olarak sahada yerlerini aldılar. Gyasi yedek de dahi yoktu. Yine yeni transfer Coureur da kulübede yerini aldı.
Maçın hemen başında kontrollü oyun ile rakip alanda pozisyon aradık. Ancak henüz maçın başında Paixao ile Altay gole yaklaşan taraf oldu. Nurullah zorda olsa topu kornere çeldi.
İlerleyen dakikalarda daha topun kontrolünü ele aldık. Yasin ve Gökhan Karadeniz takıma hazır hale geldiklerinde neler yapabileceklerini görüyoruz. Gökhan Karadeniz topla çok bulaşmasa dahi çıkarttığı toplar etkili oldu ki bunlardan biri de Burak’a çıkarttığı top direkte patladı. Dönen topu yine Yasin vurdu ama yılların deneyimi İbrahim top kornere atmayı başardı.
Bu iki oyuncunun olduğu maçlar tempolu olur. Hele de Burak ve Nadir de sahadaysa. Biz biraz da bunu bekledik. Daha tempolu oynayıp acaba sağdan soldan gider pozisyon üretir miyiz diye. Hoca mutlaka düşünmüştür ama rakibi de yabana atmayarak daha temkinli oyunu seçince beklediğimiz tempo zaman zaman oldu.
Sahada daha çok ikili mücadeleleri ve birbirlerine üstünlük sağlamaya çalışan ve açık arayan bir oyun anlayışı çıktı ortaya. Bunda Altay’ın kanatlarının çabalasa da o istediği açığı bulamaması da vardı.
İkinci yarının başında oyuncu değişiklerine alıştığımız Ertuğrul Hoca bunu yapmadı. Demek ki beklediği oyun sahada vardı.
Gökhan’ın çok iyi pasında Burak’ın şutunu İbrahim kornere çeldi. Oyunun mutlak hakimi olarak rakip alanda daha fazla göründük. O etkili anlardan da yine pozisyon ürettik bu kez Yasin çok iyi çıkarttı Gökhan Karadeniz iyi takibi ve şutunu kaleci güçlükle kornere çeldi.
Beklediğimiz gol gelmedi belki ama telaş yoktu. İstediği oyunu sahaya yansıtan bir takım görüntüsü vardı. Djedje taraftarların sevgilisi olacak gibi duruyor. Oyunu okuması ve yönlendirmesi. İki yönlü oyun anlayışıyla takıman olumlu katkı yapacak özelliklerde. Sahada güçlü duruyor. Gözü pek ve hiç de çekingen değil. Ancak bir anlık boğaza sarılması bizi biraz şaşırttı.
Yine Savicevic de yine oynadığı süre de oldukça hareketliydi. Oyunu okuması zaten iyi bir karakter. Bunun yanın da sanki anlayışına göre partnerler bulmuşa benziyor. Kendi aldığı topu uzun sürerek kaleye çektiği şut eğer gol olsaydı şimdi onu yazıyor olacaktı herkes.
Ertuğrul Hoca değişiklikleri, 70’den sonra yaptı. Kubilay ve Coureur oyuna dahil oldu. Kubilay hamle oyuncusu olmaya devam edecek gibi. Buna aslında bir çok görüşün aksine destek veriyorum. Bunu ben değil aslında Kubilay’ın kendisi de düşündürüyor. Öyle izlenim veriyor.
Coureur’un yerde kaldığı pozisyonda hepimizi kalktık ayağa bu nasıl penaltı verilmez diye. Nitekim Burak’ın ilk yarıda yerde kaldığı nasıl penaltı değilse bu da bal gibi penaltı diyoruz. Rakibin eli Coureur’un ensesinde ama iyi niyetli oyuncumuz devam etmeyi yeğledi.
İmdada son dakikalarda Kubilay yetişti. Ancak Nadir’in boy avantajını iyi kullanmasını eklememiz gerekir. Onun kafa golüyle altın değerinde 3 puanla kapattık haftayı.
Hakem, gerçekten ilginç maç yönetti. Belki iyi niyetliydi ama sarı kartlarda rakibe tahammül etti. Penaltımızı vermedi. Bir pozisyon vardı ilk yarının sonlarında İbrahim’in koluna çarptı gibiydi ama görüntü tekrarı gelmedi ekrana. Ha Burak’ın düşmesine penaltı verilse de kimse bir şey diyemezdi. Bir şey daha var ki öyle kritik yerlerde faullerimizi vermedi ki gerçekten futbolcularımız iyi sabretti.
Oyun kimliğinin değiştiğini. Hamle oyuncusuna dönen oyuncularımızın da katkılarını görerek gelecek haftalara daha ümitle baktığımızı söylememiz gerekir.
İkinci yarının belki ilk maçını kazandık ama son 5 maçımızı da kazanan bir takım hüviyetindeyiz. Kendi rakiplerimizden alacağımız galibiyetler bizi hedefe götürecektir. Ancak diğer rakipler de önemli. Bakın Bandırma ve Akhisar galibiyetle başladı. Bursaspor deplasmanda Adanademirspor gibi önemli bir takımı yendi. Giresunspor son dakikalarda güldü. Bu ligin seyri ne olur bize gösteren durumlar.
İşini bilen hocaya ve takıma güvenmek bize düşüyor. Elbette kolay bir ligde değiliz. Bunun bilincinde olmalıyız. Gelene gidene 5 atarız düşüncesinden çıkıp takımımıza destek olmamız gerekiyor.