BERABERLİĞE RAZI OLDUK!

Günlerdir stadyuma taraftarın ilgisi olması için yapılan çağrılar sonuç vermiş ve 20 bine yakın kişi gelmişti. Belki daha fazlası da olabilirdi ama bazı teknik durumlar yaşanınca son günlerde hızı kesildi bilet işinin.

Birde stadyuma girişlerde ve çıkışlarda yaşananlara da artık bir çözüm bulunmalı. Yıllardır bitmedi bu şikayetler. Dileriz çözüme kavuşur.

Altay 11 ile başladı maça Bayram Hoca. Rakip Eyüpspor’da ise Babel en büyük eksiklikti. Ancak bunu çok iyi değerlendiremedik.

Maçın başlarında rakip kaleye yakın oynadık ama istediğimiz pozisyonları üretemedik. İki takımda çok geçmeden dengeli oyuna döndü. Birbirlerini tartan görüntü temponun da düşmesine neden oldu.

Ne zaman ki Harun’un uzun pasına P Dibba akıl dolu pasını Murat Uçar çok iyi değerlendirdi ve onun asistiyle Eze gol yapmakta zorlanmadı.

Derslik pozisyon mu evet işte bu! Altay maçı sonrası da bunları affetmezler diye belirtmiştik. Bu tür açıkları maçta daha sonra vermedik belki ama işte bir kez verince rakip bunu ıskalamadı.

Laura bu ana kadar sahada gözükmedi. Oysa daha efektif bir duruş bekledik.

Tempoyu artırıp rakip alana oyunu yığınca rakip kale önünde de tehlikeli olmaya başladık. Laura mutlak golü yapmadı önce. Harun çok iyi kapattı da denebilir ancak bunu kaçırmayacaksın derler. Neyse ki çok geçmeden Boldrin’in akıl dolu korner atışı sonrası önüne düşen topu Laura ağlara gönderince eşitliği sağladık.

İlginç ki bizim kalemizde gördüğümüz gol nasıl derslikse yenilmemesi açısından attığımız golde rakip için öyleydi. Herhalde rakip defans nasıl olsa Laura’ya o top gelmez, gelse de atamaz diye düşündü.

Tam takım olamamanın verdiği acıları yaşadık maçta. Bunu üzülerek söylüyorum çünkü böylesi kaliteli takıma golden sonra rakip şaşırmış zaten neden kontrollü oyuna geçiyorsun diye sormak düşer bize.

İlk yarıyı önde bitirmek varken el frenini çekmek neden? Çünkü takım oyunu birbirini tanımak koşularını ezberlemekten geçer. Bunun için ilk maçları kayıpsız geçirmek önemliydi. Maçın genelinde bu eksiklikleri yaşadık. Çok fazla final paslarında sıkıntılar yaşadık. O boş koşuları araya pasları göremedik. Elbette zaman zaman yaptık ama daha fazlasını görmemiz rakibi kendi kalesi önüne sahamızda hele de böyle bir taraftarıın önünde yapmamız gerekirdi.

Celil’in uzaktan şutunun direkte patlaması ikinci yarı için hepimizi heyecanlandırdı. Yine Osman yukarıda belirttiğimiz eksikliğin göstergesi olarak kaptığı topta erkende şut denedi oysa Harris daha müsaitti. Ahmet Sağat oyuna girdiğinde bulduğumuz pozisyon oldu. O da çok kolay bir şut imkanı olmamasına rağmen iyi uzandı arka direğe bıraktı ama top az farkla auta çıktı.

Biz şimdilik bardağın dolu tarafından bakıp kazanamıyorsan kaybetmeyeceksin hele ki böylesi kaliteli bir rakibe karşı diyelim. Ancak çok önceden de yazdım. Biz hedefe oynayan bir takım olarak “Kervan yolda düzülür!” değil önceden hazır olabilirdik. Büyük çoğunluğu birlikte kamp yapan bir takımız. Zeki en son takıma dahil olan isimdi yine d çok daha fazla ileri çıkmasını beklerdik. Bu kaliteyi barındıran bir isim neticede kendisi. Muhtemelen Bayram Hoca istemedi rakibin durumundana dolayı. Zaten bekler çok fazla çıkmazsa yeterince pozisyonlar anlamında üretken olamazsınız.

Maçta VAR devreye girmemesine rağmen hakem vasatın altında kaldı. Aklınca sertliğe belli ölçüde müsade edeyim derken kritik yerlerde beklediğimiz fauller es geçildi. Rakibin oyunu durdurması tempoyu düşürmek istemesini anlarız ancak sertliklerine göz yumması doğru değildi. Belki Laura’nın, yere düşmesinde Alparslan’ın kambura yatması olarak değerlendirilebilecek bir pozisyon vardı. Ancak çok kayda değer değildi.

Gelecek maçlar için doğrusu çok coşkulu bir oyun göremediğimiz için “sabır” bekleyişimiz devam edeceğe benziyor. Bakalım Erzurum da bizleri nasıl bir maç hikayesi bekliyor olacak?

Bir yanıt yazın