FARKLI TARİFE!

Ligde tek gol atamadığımız takımdı Amedspor. Bunun yanı sıra deplasmanda ki ilk maçımızda da puan kaybetmiştik. Onların biraz daha rahat çıktığı bir maçtı oysa bizim için kayıpsız geçmek daha önemliydi.

Taraftarın hafta içi ve öğlen saatine rağmen ilgisi çok iyi sayılır. Düşünün ki bu kadar bir topluluğa dahi kaç tane takım hasret. Daha pazar günü oynadığımız maçta dahi 3 binin üzerinde gelen kitle için tribünler doldu deniyor. Maça gelenlere sağlanan kolaylık için tüm herkese teşekkürler.

Kadroda cezalılar nedeniyle farklı bir 11’de çıktık. Bahattin’i yanında tuttu Ertuğrul Hoca. Kubilay bir kaç hafta sonra ilk 11 de başladı. Oldukça da iyi bir maç çıkarttı. Yine Ahmethan da bu maçta sahada yerini alanlar arasındaydı.

Erkam sakatlıktan döndüğünü gösterdi, Yalçın da yedekten başladığı maça sonradan oyuna girerek ben hazırım görüntüsünü vermiş oldu.

Maça iki takımda rahat başladı. İlk önemli atak ve maçlarında ki en önemli pozisyondu rakibin. Burak’ın geldiği günden bu yana en büyük hatasıydı denilebilir. Ayağına gelen fırsatı rakip futbolcu dışarı atarak bize rahat nefes aldırdı.

Bu uyarıdan sonra biraz olsun toparlanan takımımız, rakip alanda daha fazla göründü ve oyununu da rakibe kabul ettirdi. Ayağa paslarla sürekli pozisyon arayan taraf bizdik.

Bunun meyvelerini çok geçmeden gördük ve Manisa maçının kahramanı Burak bu maçta da gol atarak takımımız öne geçirmiş oldu. Rakibin bir anlamda da “gol yemem belki!” beklentisini de çok geciktirmeden bitirmiş oldu.

Oyunun temposu anlamında oldukça düşük bir döneme girdik bu dakikadan itibaren. Rakibin öyle basacak, koşacak mecali yok gibiydi. Beklentimizin çok gerisindeydiler. Bu durumda futbolcularımız bir bakıma işlerine geldi. Çünkü çok fazla efor sarf etmeden ayağa paslarla pozisyon aramaya yöneltti.

İlk yarı bitmen Kubilay’ın enfes ortasına Gökhan Alsan’ın mükemmel kontrolü ve vuruşuyla gelen gol ile bizlerde olası bir kaza golünün önüne de geçmiş oldu.

İkinci yarı da aynı temposuzluk devam etti. Oyuna giren Bahattin ile biraz olsun alevlenen ataklarımız oldu. Bahattin’e atılan defans arkasına topta kaleci erken çıktı devamında ki şutumuzu rakip defans çizgiden kornere çıkarttı.

Kubilay’ın akıllı pasıyla, içeriye Gökhan Alsan tarafından yapılan ortaya Ahmethan’ın takibiyle gelen golle de farklı bir tarifeye ulaşmış olduk. Hakem’e değinecek olursak, bu kadar rahat maçı bile kendine iş çıkarırcasına yönetti diyebiliriz. Bir penaltımızı es geçti, ikili mücadelelerde bize yapılan faulleri adeta görmedi. Teknik heyetin de sık sık itirazlarını da görmüş olduk. Şükür ki kazasız geçtik bu maçı.

Bu maçı da kazasız geçtikten sonra gelen 1922 Konyaspor-Manisa Fk maçının 3-3 berabere bitmesiyle puan farkını da 7’ye çıkartmış olduk. Artık iyice açılan bu puan farkının daha da artması muhtemel. Yeter ki pazar günü oynayacağımız Kırklarelispor maçını da kazasız bir şekilde geçelim.

Kırklarelispor ilginç bir takım. Ligde de artık hedefleri kalmadı. Özellikle kupa maçları onları bir hayli yormuşa benziyor. Düşünün Sarıyer’den fark yediler. Tabi bu bizi aldatmamalı. Çünkü iyi bir Kırklarelspor bizi bir hayli zorlar.

Ertuğrul Hoca’nın yaptığı konuşmalarda rehavet uyarısının devam edeceğini düşünüyorum. Çünkü puan farkları şu durumda psikolojik anlamda önemli ama futbol ihmale gelmez. Bunun için matematiksel anlamda garantilenmeyen hiçbir başarı bizi kesmemeli.

Hep derler ya bu lig farklıdır, hocada bu ligi bilmelidir. Öteden beri de ben hep futbolun gerçeklerini yansıttıktan sonra ligin çok önemi olmaz. Yani ligi tanımak veya tanımamak değil futbolun gerçeklerini, doğrularını yapmaktır önemli olan savını yazdım. Ancak İrfan Hoca, biraz bu düşüncemi akamete uğratmıştı. Ertuğrul Hoca, sağolsun bu savımın haklılığını göstermiş oldu.

Kazanarak devam etme alışkanlığı önemli ve bunun da gelecek haftalara yansıması dileğiyle. Artık bu saatten sonra dönüşü olmayan bir yoldayız. İnşallah bir kaç hafta da işi sıkı tuttuğumuzda bu iş erkenden bitecektir.

Bir yanıt yazın