Zorlu maçtı bizim için. Netice de kaybedecek çok bir şey yoktu. Az olan play-off umutlarını yeşertmek anlamında bu isteği sahada görmek en büyük dileğimizdi.
Ankaragücü, tüm sonuçlara göre 1 puan dahi yeteceği için buna göre oynadı. İlk yarı özellik bir hayli tempolu geçti. Kaçırdığımız daha çok pozisyon bizimdi. Osman geri dönmüştü. Yasin kulübedeydi. Yine Melih, 11 de başladı ama yaptığı hatalar ve sarı kart sonrası Yücel Hoca doğru bir hamle olarak onu erkenden kenara çekti. Hasan sakatlandı yerini Berk’e bıraktı.
Bu iki değişiklik sonrası en azından sol tarafı hallaç pamuğuna çevirmeye başlamışlardı ki engel olundu. Polat bir şeyler yapmaya çalıştı ancak daha tecrübelenmesi gerekiyor. Yasin ise daha efektif olabilirdi diye düşündüm.
Kaçanlara üzüldük. Öyle böyle değil. Tomane derken Cihan ilk yarı da önemli pozisyonlardı. İkinci yarıda da Tallo mutlak golü kaçırdı. Yine Yasin daha etkili değerlendirebilirdi o pozisyonu.
Hakem ise penaltı vermemeye yemin etmiş gibiydi. Özellikle Tomane’nin Yusuf tarafından yere serildiğini görmezlikten geldi ki Yusuf ikinci sarı kartı da görecekti penaltıyı vermiş olsaydı. Bir de Soner’in yerde olduğu an vardı ortada pozisyondu ama verilseydi kimse niye verdi bu penaltıyı hakem denilmeyecekti.
Galibiyeti sonuna kadar hak eden bir takım vardı sahada. Tebrik ediyoruz. Haftalardır bunu bekledik aslında. Sonuçlardan bağımsız olarak öncelikle mücadele ve oyun da göremiyoruz dedik. Aslında Eyüp-İstanbul maçından da beklediğimiz sonuçta gelmişti. Eyüp yenildiği için puan farkı 4’e indi. Play-off şansımızı devam ettiriyoruz en azından. Ancak galip gelmiş olsaydık bu olasılık daha da yüksek olabilirdi.
Üzülüyoruz şöyle geçmişe bakınca. Dövünüyoruz nelerin kaçtığını görünce. Bizler taraftarız ancak göz göre göre giden ve bazılarının bunu heba etmesine de ayrıca içerliyoruz. Başkan’ın çabaları da var elbette ama hatalarını da kendisi görmesi gerekiyor. Bakacağız gelecek üç maç neler gösterecek bizlere. Yeter ki sahaya çıkanlar armaya sadık kalsınlar. Mücadele etmeye devam etsinler.