GELİŞİNLE SEVİNMİŞTİK, GİDİŞİNLE HÜZÜNLENDİK!

Elbette Başkan İsmail Uyanık’tan bahsediyorum. Aslında bahsetmek demekte bize yakışmaz. Çünkü konu olan İsmail Başkan olunca biraz durup düşünmek gerekir…

Oysa çok büyük bir heyecan çok büyük bir coşkuyla gelmişti. Tüm şehir arkasındaydı. Destek için kamuoyu yoklaması dahi yaptırdı. Şirketleşmeye İsmail Uyanık varsa diye atıldı herkes.

İsmail Uyanık Başkan olmasaydı belki yine olurdu ama bu denli büyük bir destekle olmazdı şirketleşme.

Yüksel Yıldırım ismiyle yaptığı ortaklığı anlattı. Bunu da kabullendirdi tüm şehre. Sonra ismin önüne eklenen Yılport yazısını da..

Çünkü İsmail Başkan vardı işin içinde.

İlginçtir bu şehir çok tez adam harcıyor diye sürekli belirtirim. Yine demiştim sanırım “Dileriz ki küstürmezler! Doğrusu bu kez gerekçe şehir değil gibi. Çünkü İsmail Başkan’a o her zaman bildiğimiz tepkili bir tavır yoktu. Ufak tefek olsada kayda değer değildi bunlar. Daha iç mesele gibi olay..

Başkan, sağduyuluydu her zaman. Dolduruşa gelmeden babacan tavrıyla yine o eskimeyen heyecanıyla izledi maçlarını. Kimseyi kırmadı maç öncesi ve sonrası. Yanına kim gelirse hep aynı tavrı sergiledi.

İşin Yüksel Yıldırım’a bakan yönü var muhakkak. Çünkü sürekli etkileşim halinde olduğu taraftarlarla yaşadığı diyaloglarda maksadını aşan sözler sarf etti. Tıpkı sezon başında bir yerel tv’ye verdiği röportajda olduğu gibi. Ya maksadını tam anlatamadığından yada üslubu böyle. Bana ilk seçenek daha mantıklı geliyor.

Neden mi? Halen sürekli gündem edilen özür meselinden saatler sonra maksadının tam anlaşılmadığını yazdı ama kimse onu görmedi. Hep ilk cümle ısıtılıp ısıtılıp gündem edildi ve  edilmeyede devam ediliyor. Demek ki sürekli bir yerler için çalışan belli kimseler var… diyesi geliyor insan.

Yüksel Bey aslında en başta ifade ettiği taraftarın isteğini, yaklaşımını ve maçlarla ilgili neler düşündüğünü merak ettiğini düşündüğü açtığı hesap maalesef ki kendi başına yönettiğinden ötürü bu işler başına geliyor. Keşke bu konuda deneyimli bir sosyal medyacı bulundurmuş olsaydı.

Aslında Başkan İsmail Uyanık, bu konuyu basın toplantısında dillendirmemiş ve bunu bırakma sebeplerinin içinde zikretmemiş olsaydı çok önemsemezdik. Çünkü öteden beri sanal alem için sürekli uyardı başkan gerek etrafındakileri gerekse futbolcuları.

Taraftar ikisine de aynı seviyede değil. Çünkü İsmail Başkan’ın bir ağırlığı var ve bir geçmişi var. Yüksel Bey her ne kadar geçmişte yönetimlerde yer almış olsa da kamuoyu onu yeni yeni tanıyor ve biliyor.

Samsunspor tarihi, mazisi ve yaşadığı süreçlerle olması gereken ligde değil. Bunu aşmak için geldi Başkan. Bir rüyayı gerçekleştirmek için. Geçen sezon yaşanan kırılma bu sezonda gelmeyen liderlikle artçı sarsıntılar gibi sürekli yokladı kulübü.

Düşünün ki namağlupsunuz ama lider değilsiniz. Takım kalite olarak iyi ama futbol anlamında beklentinin altında. İşte tüm bunlar sürekli bir tedirginlik içinde bıraktı hepimizi.

Son yazımda da vardı takım içinde ki sıkıntılar var diye. Oysa Başkan yine kimseyi suçlamadı yine futbolcuları basına taraftara yem etmedi. Kalitelerinden ve insanlıklarından bahsetti hep. Oysa savundukları o futbolcular keşke başkanın yanında olduklarını, sağa sola el kol işareti yapacaklarına sahada hünerlerini gösterip bugünleri bizlere yaşatmasaydılar.

İşin özeti her nasıl olduysa oldu ve Başkan İsmail Uyanık bıraktı. Bırakmaya zorlandı. Bu saatten sonra olacakları takip edip takımın başarısı için uğraşmaktan başka çıkar yol yok. Sağduyu herkese lazım. Zaten kendisi de yine aynı olgunlukla buna değindi.

Elbette sahipsizlik yok. Ancak belirsizlik ortamlarının da giderilmesi gerekiyor.

Öncelikle de teknik direktörlük için. Şurada kaldı sayılı gün. Malum Tff cezası var bir de bu işin ucunda. Yine haberler dönmeye başladı sosyal medyada, Ertuğrul Sağlam geliyor diye. Başkan da ufaktan çıtlattı basın toplantısında. Zaten birkaç güne herşey belli olacak.

Seni unutmamıştık başkan, yine unutmayacağız. Dileriz ki kazanan Samsunspor olsun. Ancak sürekli didişmelerle, sürekli birilerinin harcanmasıyla da olacak gibi değil ya..Her neyse biz yine Samsunspor demeye devam edeceğiz.

Bir yanıt yazın