Sakaryaspor taraftarı stadyumu hınca hınç doldurdu. İki takımın da bu ligi değil daha üst ligleri hak ettiğinin adeta tesciliydi.
İsmail Hoca ile birlikte çok iyi bir ivme yakaladılar. Aslında takımlarında eksiklikler olmasına rağmen futbolcuların özverileri takımı bugünlere getirdiği de anlaşılıyor. Tabi taraftarı arkasına almayı başarmaları da önemli bir kaktı onlar için.
Maraton tabir edilen yerlerde izdihamlar göze çarptı. Ezilme tehlikesi geçiren çocukların da içinde bulundu taraftarlar oldu. Sarı merdiven kuralı zaten iptal durumdaydı. Kendilerini tebrik ediyoruz.
Elbette büyük Samsunspor taraftarına yer açmamak olmaz. Kendilerine ayrılan yeri doldurup bir de koreografi yapmak kusura bakmayın her takım taraftarının harcı değil. Başta emeği geçen kimler varsa, tüm taraftarlarımıza canı gönülden tebrikler.
Maçın ilk dakikalarında ortaya iyi bir mücadele olacığının sinyallerini gösterdi. Sakaryaspor daha çok koşan ve rakibini boğan bir ekip olduğunu ancak açıklar verdiğini önceki yazımda kısa da olsa belirtmiştim.
Takımımız da rakip alana paslarla gidip gol arama niyetindeydi. Samet’in daha maçın başında uzaklardan gelen şutu ile öne geçtik. Gerçekten şapka çıkartılacak bir goldü.
Sakaryaspor, bu golün acısını çıkartmak için yüklendi, uzaktan şutlar denedi. Aslında her şey lehimize gidiyordu. Hatta hakem maçı ortada yönetiyordu denilebilir. Skor üretemeyen Sakaryasporlu futbolcular üst üste sarı kartlar görmeye bile başlamıştı.
Her zaman diyoruz ama futbolcu refleksi işte geriye bu kadar yaslanırsan hatalar oyunu olan futbolda hata yapman kaçınılmazdır. Evet kontra atak oynamak da bir çözüm ama günün de olmayan Enes İslam, Bahattin ve Kubilay hesapta yoktu anlaşılan.
Hele Enes son adam olarak kaldığı pozisyonda ne yapacağını bilmez halde davranınca topu da kaptırıverdi. Birileri Enes’i ciddi rehabilite etmeli ve özel hayatına çeki düzen vermesi gerektiğini hatırlatmalı. Neden genç futbolcu koşmaktan aciz olsun?
Haliyle ev sahibi takım seyircisi önünde bu mağlubiyeti kabul edecek değildi. Hatalar zinciri kalemizde gole neden oldu.
Önce Erhan Kartal, topu taca bırakayım derken topu kapan Canberk, o hızla daldı ceza alanımıza baktı olacak değil çünkü Şahin önünü kesiyor Savaş ise vücut deşarj ile pozisyonu engelliyor ve atıyor kendini yere. Akıllı adam. Yediriyor hakeme. Olay hakemin gözü önünde ve hatalı karar ile penaltıyı veriyor.
Hakem insiyatifi kaybediyor çünkü bu pozisyondan dakikalar önce tribünler dahil yedek kulübe dahil hep ayakta hep isyanda. Zaten sahada ki futbolcuları anlatmaya gerek yok. Onlar hemen hakemin etrafında.
Hakem de bu penaltıyı vermezsem burası karışır dedi kendince. Yahu adam ya bizim hakkımız ya o futbolcuların, teknik heyetin ve yönetimin hakkı n’olacak? Bırak karışırsa karışsın sen dorusunu ver ve adil ol!
İkinci yarıya rakip takım önde başlıyor. Geliştirdikleri atakları savuşturunca bu sefer Canberk’in bindirmesiyle yaptığı ortaya Erhan Şentürk, güzel bir plase ile Oğuz’a indirip onunda düzgün vuruşuyla tekrar öne geçiyoruz.
Oyunu tam olarak insiyatifini alacağız ama Sakaryaspor’un ataklarına cevap vermekte nedense bir türlü karışlık vermekte zorlandık. Rakip oyuncunun içeriye kafayla indirdiği topta haftalardır başarılı oynayan Nuri, zamanlama hatası yaparak 2. Penaltıya neden oluyor. Bu karar da sıkıntı yok topa ilk dokunan rakip futbolcu çünkü. Yani dikkatli olacaksın Nuri!
Maç tekrar eşitlenince iki takımda birbirlerini kontrol ederek gelmeye başladı. Aslında iki takım da bir nevi skoru kabul etmemiş gibi oynasalarda geriye düşme korkusu da içten içe futbolcuları yakıyordu.
Belki de bizim için bir hayal kırıkılığı da Bahattin’di. Çünkü böyle maçlarda patlama beklersiniz. Çıkış beklersiniz. Ama olmadı. Onun yerine giren Ramazan’ın şutu da üst direkte patladı.
Yine Samet’in yakaladığı ve ondan görmeye alıştığımız gollerden birini yapar mı derken top az farkla auta gitti.
Rakip adına da bir inanılmaz kaçan pozisyon vardı. Şahin Şafakoğlu çizgiye uzandı ve topun ağlara gitmesine engel oldu.
Maç 2-2 berabere bitti. Bu skor bardağın dolu tarafından bakarsak deplasman ve rakibiniz olan bir takımdan elbette iyi sayılır. Puan farkını koruduk.
Ancak biz daha çok üzülen taraf olduk. Çünkü yanlış hakem kararları ki sadece penaltı değil kaleye yakın yerde futbolcularımıza yapılanlarda inanılmaz şekilde hatalar yaptı. İyi ki 1. Klasman Hakemmiş dedik yani.
Daha cesur oynamalıydık. Özellikle rakibin teknik olarak bizim gerimizde olduğunu zaten sahada futbolcularımız kabul ettirdi. Ama mücadele ve hırs anlamında da onlardan geri kaldık.
İkinci yarı artık kıran kırana mücadeleler bekliyor. Özellikle üst sıralarda yer alan takımları birbirleriyle yapacakları maçlar herkesin lig sonunda alacağı yeri belirleyecek.
Daha evvelde yazdım şampiyonluk puan skalası 75 ve üstüdür. Çünkü çok fark var alt sıralarla üst sıralardaki takımaların yapılarında. Zaten iki takım kesin gitti diye gözlendiği için üçüncü takım olmamak içinde bir iki takım mücadele verecektir.
Samsunspor, yapacağı nokta transferler artık telafisi olmayan bir süreç yaşayacak. Eğer buradan direk çıkmak istiyorsa ilk yarıda yaptığı hatalar ki bunlar bizi şuan iki puan geride bıraktı. Sahamızda verdiğimiz iki maç! Tabi birde son dakikalarda galibiyeti kaybettiğimiz ik maç!
Başkan İsmail Uyanık da bunların sinyalini verdi zaten. Dileriz ki umduğumuzun ötesinden puanlar alırızı ve ikinci yarının sonunda ipi göğüsleyen taraf oluruz.
İşte o zaman bu takımın kapalı gişe oynamaması için hiçbir sebep kalmaz!