GALİBİYETLE BAŞLADIK! 

İkinci yarı daha zor geçecek demiştim. Nispeten bize göre daha kolay bir rakiple ikinci yarıya başlamak en azından moral anlamında iyi oldu. Ancak gelecek haftalar hiçte bu kadar kolay maçalarımız olmayacak.  

Altay, genciyle yaşlısı arasında uçurumlar olan ama yine de iyi sonuçlar almış bir takım. İyi mücadele ediyorlar. Varlıklarını ortaya koyuyorlar. Yapacakları tek şey uzun toplar ve duran toplarla gol aramak. Rakibi de durdurmaya çalışmak. Bunu yaptılar zaten maç boyunca. Paixao ile gol yollarında etkili olmaya çalışmak. Kaldı ki yine de yarı röveşata da olsa bir pozisyon buldu yaşlı kurt. 

Maça pozisyon ile başlamış olsak da çok temposu olmayan görüntümüz bizleri biraz düşündürdü. Hani rakibi ısıran bir an evvel gol bulmaya çalışan rakip alanda basıp top kazanıp pozisyon arayan görüntümüz oluyordu önce maçlarda. Ancak bu maça aksine tatilden yeni dönmüş henüz valizini açmayanlar gibi biraz durgun başladık. 

Bu görüntü herkesi düşündürdü. Yine de oluşan karambol sonrası Zeki’nin defanstan dönen topunu Alim çok şık bir vuruşla ağlara gönderdi de en azından Altay’ın daha öne çıkmasını sağladık.  

Ancak buna rağmen istenilen pozisyonları ilk yarıda pek bulamadık. Tanque yine kale önünden kaçırmaya devam etti. Hem ilk yarı da hem de ikinci yarıda.  

Yine günün bence en yanıltan isimlerinden Fofanaydı. Buna rağmen rakip defansın al da at pasını gole çevirdi de biraz olsun kendisini hafifletti. Çünkü o kadar gol kaçtı ki bu maçı nasıl 2 golle tamamladık anlamakta zorlandık.  

Tanque’nin kale önünden kaçırdığı toplardan sonra bu kez Ahmet Sagat eklendi.  O da mutlak pozisyonları kaçırdı. Kalemizde gördüğümüz gol ise rakibi heyecanlandırmaya yetti sadece. Buna rağmen çok bir pozisyon vermedik.  

Maçı kazanmasını bildik. Tomane’nin gol atmasını isterdim doğrusu. Yine de fena bir başlangıç yapmadı. O kendisine has sakinliğiyle maçı tamamladı. Daha bir iştahlı bekledik haliyle.  

Haftaya Eyüpspor ile zorlu bir maç bizleri bekliyor. Onlar yine dikkat çekici transferler yaptılar. Ancak avantajımız daha henüz yeni gelenlerin adaptasyonu tamamlamış olmaları. Daha dikkatli ve sabırlı oynamamız gereken bir maç. Elbette her ihtimali olan bir maç. İstediğimiz elbette kazanmak. Ancak Başkan Yıldırım’ın takviye konusunda bu kadar rahat olması doğrusu bizleri oldukça şaşırttı. Neyi bekliyor neyi istiyor anlamaya çalışıyoruz.  

Söz vermişti devre arası transferler için bizlerde buna inanıyoruz. En nihayetinde kazanan bizler olalım.  

İKİNCİ YARI DAHA ZOR GEÇECEK!

Taraftarımız maça ilgisi beklenenden az oldu. Buna rağmen maça gelenlerin stadyumdan yüzü güler halde çıkmaları da oldukça önemliydi.

Adanaspor maçı zor geçeceğini yazmıştım. Kupa maçında olduğu gibi kolay geçmeyeceği belliydi. Takım koşan ve hızlı oyunculardan oluşuyordu. Doğrusu yerini yadırgayan takımlardan biri. Daha iyi yerde olabilirlerdi.

Maç sabahı Harriss’in sakatlanması beklenmedik durumdu. Fofana’yı sahada bekleyenler ise maçın sonlarında muradına kavuştu. Yunus 11’de başlayan isimlerdendi.

Maça hızlı başladık belki ancak buna rağmen en tehlikeli pozisyonu da Adanaspor buldu. İlk dakikalarda öne geçebilirlerdi. İyi paslaşmalar sonrası net pozisyonu Szumski önledi.

Buna karşılık Soner ile gole yaklaşan takımızı çok geçmeden Osman’ın derinlemesine pasında Ali Kaan çok iyi şekilde Laura’yı gördü o da golü yapmakta zorlanmadı.

Öne geçmemize rağmen rakip oyundan düşmedi ve maça ortak oldu. Buna karşılık iki takımda orta alanlarını adeta ortadan kaldırdı ve iki kale önünde çok rahat pozisyonlar oluştu.

Bu maçta gösterdi ki çok iyi bir orta alana mutlak ihtiyaç duyuluyor. Anlayacağınız mevcut isimlerle hedefe ulaşmak bir hayli zor. Evet ellerinden geleni yapıyorlar ama topu kontrol edip servis edecek isim yok. Boldrin bu konuda büyük açık kapatacaktı ancak onun da kadro dışı kalması bu bölgedeki boşluğu bir hayli artırdı.

İkinci yarıya da Adanaspor önde başladı. Daha çok pozisyon arayan taraf olarak gözüktü. Nihayetinde golü de buldular ancak uzun zamandır ilk kez VAR lehimize işledi ve Laura’ya yapılan faulü görmüş oldular ve gol iptal oldu.

Laura, son haftaların en iyi maçını çıkarttı. Çok iyi girdi ceza alanına taç sonrasında kazandığı topla şutu atamadı ama çıkarttığı topla Cihan’a gol attırdı ve farkı 2’ye çıkartan golü attık.

Bundan sonra takım olarak daha çok savunmada göründük. Hakem 9 dk uzatma verdi. Buna diyeceğimiz yok ancak akıllara Malatya maçı geldi ister istemez. Demek ki TFF’nin Süper Lig diye duyurduğu maçın durma zamanları bu ligde de uygulanacak. Durum bunu gösteriyor.

Maçın son anlarında Ahmethan’ın golüne engel olamadık. Eski futbolcuların takımlarına gol atma hırslarını anlıyorum ancak çoğu bu kadar sevinmiyor Ahmethan!

Neyse yine son anları korkulu geçirmiş olsakta galip gelmeyi başardık. Eksikler çok bir takımın yine galip gelmesi ve sıralamada devreyi 2.bitirmeyi başarması büyük başarıdır.

Tanque’nin kale dibinde gol kaçırması Ahmet Sağat’ın ayağı kayması kaçan gollere yanıyoruz ancak Adanaspor’un azımsanmayacak pozisyon bulması ve bunlarda Szumski’nin başarılı olmasının da altını çizmemiz gerekiyor.

Hüseyin Hoca, geldiği günden bu tarafa sakatlıklar ve kadro dışına kalan futbolcuların çokluğuna rağmen şuana kadar iyi bir görüntü verdi. Kendisi hakkında endişeli olanları da ikna etmişe benziyor. Kısacası geldiği günden bu tarafa istenilen ve beklenilen performansı sergilemiştir.

İkinci yarı ilk yarıya göre daime zor geçer. Hele de bu ligde. Bundan dolayı mutlaka nokta transfer yapılmalıdır. Rakiplerin yaptığı transferleri görünce durumunu ciddiyeti daha da kendisini gösteriyor.

Futbol olarak elbette çok bir şey beklemek hayalcilik bu Ligde. Ancak en azından bunu belli ölçüde yapabilecek hale gelmemiz gerekiyor. Düşünün ki kaybedilen puanları düşününce bunun ne denli can sıkıcı olduğu anlaşılacaktır.

İkinci yarıya daha iyi sonuç alabilecek takım kurulması temennisiyle şimdiden heyecanla bekliyoruz.

SAMSUNSPOR’A VAR ENGELİ!

Daha evvel ki yazılarımda da anlatmaya çalışmıştın kazanıyoruz ama ciddi hakem hataları var. Hatta bunu için Başkan Yıldırım’ın vakit kaybetmeden TFF yetkilileriyle bu durumu mutlaka görüşmeli diye yazı başlığı olarak dahi belirtmiştim.

Başkan mutlaka bu görüşmeleri gerçekleştirdiğini biliyorum. Ancak geçen hafta ve bu hafta da gördük ki ciddi manada hiçbir gelişme yok. Hakem ve Var kararları canımızı yakmaya devam ediyor.

Hedefe oynayan iki takımda dengeli oyun kaçınılmazdı. Bunu etkileyecek unsurların başında biri hata yapacak olmasıydı. Ancak bu kez hakemler ne hikmetse yine tercihlerini rakipten yana kullandı ve penaltı beklediğimiz 2.5 pozisyon güme gitti. Soner iki kez yerde kaldı. Biri kesin diğeri ise penaltı verilse dahi kimse neden verildi denilmezdi. Buçuk olan pozisyon o. Çünkü benzeri örnekleri çoktu. Top oyundaydı ve kaleciye henüz gelmemiş ve geç müdahale denilebilecek bir pozisyondu. Diğeri zaten net penaltı.

Tanque’nin ise kaleci direk kafasına vuruyor. Bir de incelediler neyi göremediler artık anlamakta zorlanıyoruz.
Elbette Soner’in düşürülmesine rağmen Ahmet’in o golü yapmasını bekliyoruz. Yine Tanque ile yakaladığımız net pozisyonlar vardı.
Bodrumspor’un da yakaladığı gol pozisyonları vardı. Szumski ve defans hattımız günündeydi.

Soner’i uzun zamandır bu kadar ileride görmemiştik. Hem şutları vardı hem de beklediğimiz penaltılarda o vardı. Bir de defansını daha kuvvetli hale getirse zaten bal ekmek olacak. Yine de çabasını ki bu kadar eleştiriye uğramasına rağmen bence elinden geleni yaptı.

Laura ve Tanque durumca takımda durdu. Gününde değillerdi belli ki ama bu durum da bize pahalıya patlayacak endişemiz o! Hoş iki haftadır alınan beraberliğe rağmen sıralamada 2. olmakta güzel. Lakin bu böyle gitmez tabi ki. Yapılacak takviyeler olacaktır. Kesinlikle sol bekin yanında orta alanın daha güçlü daha kendisini ispatlamış isimlere ihtiyaç var. Maalesef iyi bir Boldrin ile çok daha iyi işler yapabilecekken onun profesyonellikten uzak halleri bizi oldukça olumsuz etkiledi. Yine de hedefin bir tarafından tuttuğumuz için kendimizi şanslı adlediyoruz.

Hafta içinde Trabzonspor ile yapacağımız kupa maçının ardından Adanaspor ile ilk yarıyı tamamlayacağız. Ben en azından kupa maçında takımdan kendini ezdirmeden ayakta kabilecek ve sürpriz arayacak futbolu oynamalarını bekliyorum. Adanaspor maçı ise mutlaka kazanılması gereken maç haline geldi. Kayıp olan son iki hafta ve ilk yarıyı en azından 2. olarak bitirmemiz moral açısından da iyi olacaktır.

Adanaspor da tıpkı Malatya gibi dikkat edilmesi ve hiçte hafife alınmaması gereken bir rakip. Kupada onları farklı yenmemiz bizi aldatmamalı. Nihayetinde kazanan biz olalım..

UMMADIĞIMIZ TAŞ…! 

Taraftarlar Denizli maçına oranla daha fazla ilgi göstermişti maça. Hüseyin Hoca ve futbolcularda davet ettiler taraftarları. Özel söylemlerde bulundular.  

İşte bunun karşılığını da sahada görmek istiyor insan. Denizli maç yazısının sonuna rakipten bahsederken direnç gösterebileceğine dikkat çekmiştim.  

Bunu elbette teknik heyetinde biliyor olmalıydı. Ancak sahada gördüğümüz daha ilk dakikalarda şuydu; Biz rahat alırız havasıydı. Rakipte ise ben fırsat bulursam atarım durumu vardı.  

Akan oyundan yemedik gol ama ilginç bir şekilde VAR sonrası gelen penaltıyla yenik duruma düştük. Bir kaleci var ki oyunun tamamında çaldı evet vakit geçirmedi resmen dakikalardan çaldı. 

Hakem mi o da göz yumdu. Sadece kaleci değildi diğer oyuncularda bunu yaptı. Yattılar kalkmadılar. En ufak futbolun içindeki düşmelerde de böyleydi. Hatta bir rakip oyuncunun gözüyle olayı süzüş anı geldi ekranlara. Gerçekten her şeyin özetiydi. Dalga geçtiler resmen.  

Biz ne yaptık o zaman; Bizde rakibi sıkıştırdık ama istenilen pozisyonları bulamadık. Tamam rakip alana yığdık ama bunu yaparken de ekstraları yapamadık. Kreatif oyuncu eksikliği özellikle orta alanımızda kendisini hissetiriyor.  

Laura gününde olmayınca Tanque de buna eklendi. Ahmet Sağat sonradan oyuna girmesiyle güç bela dengeyi sağladık. Yine galibiyeti kaçırdığımız pozisyonları da izledik.  

Bundan sonra ne olur elbette mücadeleye devam edilecektir. Bu maç biraz da 2.Liği en azından koparma maçı gibiydi. Rakiplerde iştahlandı. Böyle olunca tamam Samsunspor artık zorlayacağımız bir takımmış.. dedirttik. 

Artık şunun şurasında ne kaldı ki lige. Elbette uzun maraton denir ancak bir bakarsınız birkaç maç sonra ligin boyu kısalmıştır…  

Çok duyarız bunları. Hakemin maçı yönetmedeki boş vermişliği nasılsa bizim futbolcularımızın da rahatlığı oydu.  

Hoca diyor ama bizim bu maçı kayıpsız geçmemiz gerekiyordu. Şimdi Bodrumspor ile nasıl bir mücadele olacak göreceğiz. Galip gelmemiz nasıl sürpriz olmayacaksa olası diğer skorlarda öyle olacaktır. 

Başarılı olalım isteriz elbette çünkü bizler Samsunspor taraftarıyız.  

DENİZLİ’YE FARKLI TARİFE! 

Bodrumspor karşısında kalesini kapatan Denizlispor, bizim maçta aynı direnci göstermek isteyecekti. Giray Hoca kenarda futbolcular kadar heyecanlıydı. 

Taraftar gereken ilgiyi göstermedi maça. Yine de gelenler coşkularını esirgemediler.  

Soner kenardaydı Harriss onun yerinde başladı maça. Sırıtmadı bu maçta Harriss. 
Oyuna biraz kontrollü başladık. Biraz kendimizi yormadan rakibinde açıklarını kontrol ederek gol aradık. Aslında ilk gole kadar da pozisyon anlamında çok pozisyonumuz yoktu. Ofsayt olarak geçersiz sayılan pozisyon da ise kalkan bayrak doğruydu. 

Tanque ilk asistini yaptı Laura’ya. Laura bu ikramı geri çevirmedi. Ali Kaan’ın da maçıydı bu maç. O da görevini fazlasıyla yaptı.  

Penaltı bekledik hakemler dışarı kararı vardı. Hakemler dedim VAR’dan da karar dışarı dedi. Oysa Laura’yapılan faul dışarıda başlamış olsa da içeride bitmişti eylem.  

Neyse yine Tanque-Laura işbirliği gördük ve farkı 2’ye çıkatrttık. 

Oyunun tam hakimi olarak hem tempoyu hem de oyunun kontrolüne elimizdeydi.  

İkinci yarıda da değişen olmadı ve gollere devam ettik. Kaçan gollerin ardından Ali Ülgen bu kez gole imza attı.  

Laura’nın üç kişinin arasından verdiği pası Ali Kaan’ın pasını Ali Ülgen gole çevirmekte zorlanmadı. 

Artık farkı artırma beklentimiz daha da arttı. Çok geçmeden  bu kez Harriss devreye girdi ve farkı 4’e çıkarttı.  

Aslında gol atmasını beklediğimiz bir diğer isim de kuşkusuz Tanque oldu. Laura pasını vermiş olsa o da golünü atacaktı ama yine de geceye imza atan isimlerin başında olmayı başardı. 

Perdeyi de oyuna sonradan giren Ahmet Sağat oldu. Polat’ın pasını zor da olsa gole çevirdi ve 5-u0’lık galibiyeti tescillemiş oldu.  

Sürprize geçit vermedik. Bu oldukça önemliydi. Yine bir başka kritik maç bizleri bekleyecekt. Malatya’da ne yapacağını kestiremediğimiz takımlardan. Zaman zaman direnç koyuyorlar ortaya. Artık bu maçı da kayıpsız geçelim ki Bodrum da zirveyi ilgilendirecek kritik maça daha moralli olalım.  

Takımı bu maçta eleştirecek değiliz. Farklı tarife için teşekkür ediyoruz. Başarılarının devamını bekliyoruz. 

GALİBİYET KAÇTI!

Keçiörengücü, çok koşan ve teknik kapasitesi de ligin iyi takımlarından biri. Bunu da sıralamadaki yeri gösteriyor. Bizleri belki Pendik maçından aldıkları mağlubiyet yanıltmış olabilir. Bu maç sonrası biz bu takımı yeneriz dedik. Ancak onların bize karşı motivasyonu çok farklı. Kalecileri Metin de bunların başında geliyor.  

Biz yine kendimize bakacağız elbette. Taraftar akın etmiş maça. Dışarıda kalma pahasına takımını yalnız bırakmamış. Hem şehrimizden hem de başka illerden gelen olmuş sırf takım bu maçı alsın hedefini perçinlesin diye. 

Onların havası farklı tabi. 

Takım olarak ilk yarısı iyi oynadık. Birçok pozisyon bulduk golümüzün dışında. Atamadıklarımız saç baş yoldurdu. Laura golden önce yakaladığı bir pozisyonu çok rahat harcadı kendisi dahi inanamadı. Neyse ki golünü attı. Öne geçtik. Farkı açıp rahat bir galibiyet alacağız diye düşünmeye dahi başlamıştık. 

Tanque üst üste şutlarını önce kaleci önledi sonra defans çizgiden çıkarttı. Bunları izlerken dileriz aramayız demiştik bu pozisyonları. 

İkinci yarıya rakip daha farklı bir formatta çıktı sahaya. Önde basmaya başladı. Biz buna karşılık önlem almaya çalışsak da Zeki’nin zamanlama hatası ile penaltı kazandı rakip. Penaltı için kimse bizim kadar cömert değil tabi. 

Skor üstünlüğü için biraz olsun kıpırdadık ancak gol kaçırmalarımız ilk yarıda olduğu gibi kaldığı yerden devam etti. Tanque kale önünden kafasını kaleci güçlükle çıkarttı. Bir diğerinde de Ahmet Sağat son dakikalarda yine gelen ortaya kıl payı ıskaladı. Dokunsa goldü tabiri yerindeydi.  

Yazdığımız pozisyonlar çok net olanlar birde şutlar var tabi. Müsait yerden uzak ara auta giden, pozisyonu kötü değerlendirip başlamadan bitenler gibi. Mesela ilk yarının başında Ali Kaan mesela pas mı vereyim şut mu çekeyim derken kaleciye kaptırdı topu.  

Elbette bardağın dolu tarafından deplasmanda önemli rakibinizden puan almak önemli ancak böylesi bir maç sonrası hele de öne geçmişken bir de üstüne üstlük maçı koparacak pozisyonları bulmuşken alınan beraberlik için üzülmemiz normal.  

Denizli maçıyla tekrardan galibiyet serileri bularak üst sıralardan kopamamamız gerekiyor. Bu maçı almış olsaydık gerçekten büyük bir anlam kazanacaktı hem de bazı rakiplerin puan kaybının olduğu bir ortamda bir nebze büyük bir moral olacaktı bizim açımızdan. 

Yarış devam ediyor. Bu aşamada ahlar vahlar ile değil daha çok mücadele ile bu işi başaracağız. Sanılmasın ki Denizli maçı da çantada keklik. Yok öyle bir maç artık. Herkes sonuna kadar mücadele ediyor. Bodrum gibi ligin çok gol atan takımına geçit vermediler. Bunun bilinciyle maça çıkalım. Bir de kreatif oyuncu eksikliği orta alanda kendisini gösteriyor. Harriss yine oyuna girince bir şeyler yapmak için uğraş verdi ama benim kastım orta alanda bu manada sıkıntımız var. Hoca da bunu görüyor olmalı. 

Artık hedefe giden yolda bazen olur bunlar deriz ama geçmişte ki puan kayıplarını düşününce kredimiz az diyoruz. Bunun telafisi de seri galibiyetlere devam etmekle oluyor.  

HEDEFE KİLİTLENDİK!

Her haliyle zor geçeceği bir maç olacağı belliydi. Hedefinin çok altında kalan bir Tuzlaspor ile sendeleyen ama yeniden ayağa kalkan bizim takım.

Maça ilgi taraftarlarımızın fazlaydı. Hatta içeriye giremeyenler kadar farklı bir şekilde içeride olan taraftarlarımızda vardı. Yönetimin fazla bilet talebini de reddetmesine rağmen yine de takımını yalnız bırakmadı. Hatta davullu zurnalı şekilde kaldığı otelden de uğurlamayı ihmal etmedi taraftarlar takımını.

İnanmak ve bunu yaşamak aslında maçın özeti.

Maçın başında Tanque’nin şutuyla başladık maça. Biraz kontrollü biraz da rakip alanda daha fazla görünün bir görüntümüz vardı. Açıklar da verdik aslında. Rakip kontra da buldu. İlkini atamadı. Sonra yine Laura ile gole yaklaştık.

Yine hatalar zinciri ve yediğimiz kontra sonrası gol geldi. Adeta takım çalıma dizildi. Gol öncesi atakta Laura’ya net faul vardı. Bunu es geçti hakem ve VAR görevlisi hakemler. Yine ofsayt çizgisi de ikna edici olmadı bizler için. Ancak böyle acemice gol yenilmezdi bunu da belirtelim.

Maçın içine o kadar müdahil oldu ki hakem hem ikili mücadelelerde aleyhimize verdiği karalar hem de kritik karalar ki bunlardan biri de Tanque’nin yerde kalmasına göz yumdular.

Anlaşıldı ki hem hakemleri hem de rakibi yenecektik!

Maçın ikinci yarısına müthiş ataklarla başladık. Rakibi adeta ablukaya aldık. Tanque, Zeki, Celil derken Laura’nın şutlarını gördük. Harriss ortasında bu kez içeri ortasında Tanque zorda olsa topu ağlara gönderdi ve beraberliği sağladık.

Bundan sonrası artık rakibi daha da zorlayıp ikinci golü bulmaktı. Cisse’nin Osman’a kafa atmasını hakem kırmızı kartla cezalandırdı ve rakip 10 kişi kaldı.

Ahmet Sagat ve Muhammet oyuna girmesi bir nevi maçı da getirdi. Aslında Harriss ile birlikte tüm sonradan oyuna girenler maçın kaderini etkilemiş oldular.

Orta alanda Muhammet’in topu kapması takımını ata çıkarttı. Sonrasında Tanque’nin Ahmet’e pası onun topu içeri çıkartması genç Muhammet’in rakibinin yanında iyi yükselip kafa vuruşunu yapması ve galibiyet golünü getirmesi. “İşte hedefe kilitlenen takım görüntüsü bu!” dedirtti bizlere.

Maçı zor da olsa kazandık hem de hakeme rağmen. Bunu iki haftadır yaşıyoruz. Başkan’a bir defa daha hatırlatalım. Mutlaka bizim bay aramızda bunu görüntülerle TFF yönetiminin de dikkatine sunmalıdır.

Kazandığımız için mutluyuz. Kolay olmayacağını Göztepe maçı sonrası yazmıştım. Rakip her ne kadar kötü de sonuçlar alsada mutlaka çıkış arayacaklardı. Bunu da aslında bir nevi yakaladılar ama bizim futbolcularımızın kazanma iştahı ve mücadelesiyle bunu engel oldular.

Şunu da belirtmek gerekir ki ilk kez 3 maç üst üste kazanmış olduk ligde. Yine ilk kez bu sezon geriden gelip kazandığımız bir maç oldu.

Bay arasına galibiyetle gidip yukarı tutunmak güzel. Artık sonrasında yine bir başka zorlu maç bizleri bekleyecek. Keçiörengücü maçıyla bu çıkışı sürdürmek müthiş olacak. Artık ondan sonrası taraftara kalacaktır.

Hedefe kilitlendik diyoruz söz yine sizde arkadaşlar!

BAŞKAN O POZİSYONU TFF BAŞKANINA GÖSTERMELİDİR!

Göztepe, formunun zirvesinde geldi şehrimize. İki kez üst üste kazanmış birini de evinde farklı bir galibiyet ile bitirmişti. Yani gol yollarını adeta açmıştı.

Buna karşılık bizim de sahamızda ki şanssız maçların akabinde galibiyet hasreti oluşmuştu. Taraftar ilgisiz bırakmadı. Grupların tribünde birleşmesi dağınık durumu ortadan kaldırılmıştı. Tebrik ederiz hepsini. Emekleri çok nihayetinde. Bu özverili hareketleri de önemliydi maça damga vuran.

Diğer maçların aksine daha durağan başladık. Kontrollü de diyebiliriz buna. Rakibi küçümsemek başa sıkıntı açabilirdi. Hani ilk dakikalarda girilen pozisyonları hatırlayınca bu maçtaki kontrollü başlamayı rakibin tehlikeli ayaklarına bağlıyorum. Neticede Yasin ve Ali Akman gibi ayaklara sahiplerdi.

Sakin giden maçı Yusuf Emre’nin şutu biraz açtı. Aslında bir nebze tempolu oyun var diyebilir ancak iki takımda son toplarda hatalar yapınca pozisyonlar başlamadan bitti. Yine Yunus bir anda bizi ayağa kaldırdı. Kaptığı topla iyi ilerledi ancak aynı güzellikte pasını veremeyince o müthiş başlangıcın devamı gelmemiş oldu.

Hüseyin Hoca, geriyi bu kez 4’lü savunma da ileri çıkışları biraz olsun yavaşlaşttığı aşikar. Sağat ve Tanque birlikteğinde beklediğimiz o pozisyonlar gelmedi. İlk yarınnı sonu haricinde. Sağat istekli ve arzuluydu. Tanque markajları aşmakta zorlandı.

Alim’in uzun topunu Ali Ülgen çok iyi indirdi oyuna Yusuf Emre’nin yerine giren Ali Kaan’ın şık şutuyla öne geçtik. Skoru korumakta önemliydi bu maçta. Yine ilk yarının sonların Sağat iyi kazandı bıraktı Tanque’ye onun şutu kaleci güçlükle karşıladı bu kez Ahmet Sağat vurdu o da kaleciye takıldı.

İkinci yarıya rakip biraz daha önde başladı. Biz de arkada açıklar aradık. Buna karşılık pozisyonlar da ürettik. Laura sonradan girdi oyuna. Ancak önce kaleciye takıldı sonra da hakemlere. Ahmet Sağat’ı yerde gördük. Hakem buna da devam dedi. Oysa direk rakip düşürdü Ahmet Sağat’ı. Pozisyon da bir VAR skandalı yaşadık. Ekran başında ki Emre Malok nasıl izlediyse ki görüntü ekrana dahi gelmedi devam kararını onayladı. Böyle garip bir pozisyon damga vurdu maça. VAR’ın çizgisi yoksa da tv görüntüsüne göre Laura ofsaytta değil Ahmet Sağat’a yapılan da net penaltı. Kesinlikle Başkan bu görüntünü üstüne gitmelidir bu kaçıncı VAR skandalı diye.

Hadi bu maçı kazandık. Son haftalarda bunlar artıkça arttı. Vurdumduymazlığın yanında buna artık art niyetli olarak da bakıyoruz. Bakın son dakika pozisyonda Hakem’in verdiği kararda faul dahi yok. Yunus Emre rakibin markaj yapıyor o kendisini yere atıyor. Yine maç içinde Tanque’ye Ahmet Sağat’a yapılan faulleri es geçti maçın orta hakemi Murat Erdoğan.

Kazandığımız maçta yazalım ki kaybettiğimizde bir anlamı olmuyor. Pendik maçında da VAR devreye girmedi ve olası bir kırmızı kart rakibe çıkmamıştı. Tüm bunlar mutlaka Başkan tarafından görüntülü olarak TFF Başkanı dahil MHK başkanına da anlatılmalıdır.

Sahamızda kazanmayı da hatırladık buna sevinmekle birlikte yine ilk kez üst üste iki maç galibiyetle bitirmeyi de seviniyoruz. Maç fazlalığımız var. Ancak bunlar kazandıkça bizi üstte tutacaktır.

Tuzla ile karşılaşacağız. Bizim açımızdan bu maç çok anlamlı oluyor haliyle. Diğer iki rakibin aksine Tuzla da son haftaların kayıplar yaşayan takımı. Elbette bize karşı daha istekli çıkacaklardır. Hafife alırsak cezayı kesebilirler bize. Bunun için çok ciddi şekilde tıpkı geride kalan iki maça çıkıldığı gibi hazırlanmalıdır.

Tuzla maçı sonrası da mola haftamız geliyor. Bundan dolayı bu maçı da kayıpsız geçtiğimizde Keçiören karşısına yine deplasmanda kıyasıya bir maç bizi bekliyor olacak.

Taraftar tribünden sevinçle ayrıldı bu gerçekten güzel. Ancak yine kayıpların telafisi için kazanmaya devam etmeliyiz. Bu da futbolun gerçeği.

DEPLASMAN GALİBİYETİNİ ÖZLEMİŞİZ!

Altınordu mağlubiyeti ve son dakika beraberlikle ayrıldığımız Boluspor maçı moralleri bir hayli bozmuştu. Hüseyin Hoca’da tartışmaya başlandığı bir haftayı geride bıraktık.

Sular durulmadığı kulüpte Boldrin ve Novikovas kadro dışı kaldılar. Diğer taraftan Boldrin açıklama yaptığı ortamda aslında kendisini sahada göstermiş olsaydı bizler daha çok memnun olacaktık.

Düşünün ki öyle bir ortama geldik ki Pendik maçı bir nevi tutunma maçı mı yoksa düşüşün devam edeceği maç mı olacaktı diye düşünmeye başladık.

Oysa ki bu takımın şuan yeri ilk ikinin içinde olması gerekiyordu. En azından beklentiler böyleydi. Beklentimizin büyük olduğu futbolcular bizleri hayal kırıklığına uğratmaya maalesef bu yılda devam ediyor.

Pendik maçına istekli ve arzulu başlayan taraftık. Öyle ki daha ilk dakika dolmadan Osman’ın volesi az farkla auta çıktı. Bu iyi bir göstergeydi ve maçı mutlaka istediğimizi gösteriyordu. İlerleyen dakikalarda da buna devam ettik. Pozisyon azlığı vardı belki ama rakibe de alan bırakmadık ve pozisyon vermedik.

Laura daha dikkatli olsaydı ilk golü o bulabilirdi. Müsait pozisyonda topu auta gönderdi. Temposu çok üst düzey olmasa da rakibi de yükseltemeyen bir oyun anlayışımız vardı.

Laura, biraz daha istekli görüldü maçta. Daha çok hareketliydi diyebiliriz geçtiğimiz maçlara göre. İşte ona yapılan ve kırmızı kart da beklediğimiz bir pozisyon sonrası kazanılan serbest atışta topun başına sürpriz isim olarak Ali Ülgen geldi. Bizim başta Boldrin olmak üzere Celil gibi isimlerden beklediğimiz o gol Ali Ülgen’den geldi.

Takım öne geçti ama hepimizin düşüncesinde “Acaba sonunu getirebilecek miyiz?” sorusu hep aklımızdaydı. Rakip biraz kımıldar gibi oldu gol sonrası. Tempo da yükseldi. Buna karşılık bizde iyi bir kontrol oyunu ile cevap verdik. Laura ile yine gole yaklaşan taraf olduk ilk yarının sonlarında.

İkinci yarıya daha kontrollü başladık. Tempoyu düşürüp kontra ataklar aradık. Rakip alanda ise yaptığımız preslerle top kazanıp pozisyonlar aradık. Belki istenilen tempo yoktu ama skoru korumakta önemliydi en azından böylesi ciddi rakip karşısında bunu yapmak önemliydi.

Rakip ise Regattin ile gol aradı ancak Szumski buna müsade etmedi. Bu kez biz rakip alanda baskı yaptık Celil ve Yusuf”un baskısı rakip oyuncuyu hataya sürükledi ve topu kapan Ahmet Sağat, Lauraya usta işi pas attı. O da bunu iyi değerlendirdi ve farkı 2’ye çıkartan golümüzü attı.

Golden sonra rakibin yarı sahamızda daha çok görüldüğü zamanlar oldu. Bunda kalecimiz olmak üzere defansımız oldukça yerinde hamleler yaptı. Özellikle Yunus Emre çizgi önünde mutlak golü engellemiş oldu. İyi günündeydi genç isim. Bir ara öne çıktı pası ulaşsa çok daha enfes iş yapmış olacaktı.

Takım oyununu en azından bir nebze de görmüş olduk. İstek ve arzulu oyunun yanında daha dikkatli de oynadık. Diğer taraftan, özellikle böylesi önemli rakibe karşı az pozisyon vererek maçı bitirmekte önemliydi.

Genç hakem Oğuzhan Çakır bizleri başta korkutmuş olsa da gerçekten ortada bir maç yönetti ve başarılı bir günü geride bıraktı. Yani bizim derdimiz hakem değil hakemlerin de derdi biz olmayalım istiyoruz.

Düzelen işlerin yanında skoru da korumak önemliydi. Kaybetmiş olsak inanın kaos büyürdü. Kazandık şimdi olası bir seri ile bunu perçinlemek gerekiyor. Aksi halde sadece mehter takımı gibi iki ileri bir geri yapıp durur kimse de mutlu olmaz.

Altay karşısında alınan deplasman galibiyetinden sonra 2. kez deplasmandan galip gelmiş olduk. Elbette sahamızda kazanmak kadar deplasmanda da galip ayrılmak önemliydi. Doğrusu özlemişiz böylesi bir deplasman galibiyetini.

Ben öncelikle böylesi önemli rakibe karşı net bir skor alındığı hemde son haftaların formda takımı karşısında bunu yaptığımız için mutlu oldum. Takım bu şekilde daha özgüvenli hale gelecektir. Artık bizlere buna katlayarak göstermelerini bekliyoruz. Darısı Göztepe maçında diyoruz. Bu maçı da galibiyetle bitirip yükselişe geçelim artık. Takımdan tek bekletimiz tüm taraftarlar olarak budur.

KISA FİLM GÖSTERİMİ GİBİ OYUN YETMEZ!

Maçın içinde bir çok gelgitleri olan hem oyun anlamıyla hem hakem kararları anlamında gerçekten de finali de bizi üzen şekilde bir maç yaşadık.

Maça ilgi beklenenden azdı. Bunda elde edilemeyen sonuçların etkisi mutlaka var. Bu maçta da bunu yaşadık.

Eksikler vardı. En önemlisi eleştirsek de Fofana olduğu bir kez daha belli oldu. Yine Yusuf ve Mücahit de yoktu. Boldrin ve Harriss kenarda bekledi bugün. Novikovas zaten artık normalleşti.

Laura haftalar sonra direk başlayanlar arasındaydı. Celil sahadaydı ama varlığını daha çok hissetmek istiyoruz artık.

Daha ilk dakikada öne geçmenin mutluluğunu yaşadık. Öyle karambolden değil tam istediğimiz gibi baskı doğru paslar düzgün vuruş gol getirdi. Ahmet Sağat’ı baskısı Muhamettin Yusuf’a pası ve onun içeri ortasına Ahmet Sağat göğsüyle Laura’ya bıraktı o da düzgün vuruşla bizi öne geçiren golü attı.

Öyle bir baskı ki bizim gibi rakipte şaşırdı bu işe. Ne oluyor dedik bir anda. Olumluydu bizim adımıza elbette. Üçlü savunma riskini Hüseyin Hoca almış buna karşılık rakip alanda daha fazla görünüp pozisyon üretmek maksadıyla yapsa da bu işler böyle etkili rakipler karşısında acabayı içinde barındırır. Her ne kadar Balde’si yoksa da rakibin.

Yine kaçırdıklarımız oldu. Son vuruşlar yeterli gelmedi. Boluspor oyunu dengelediğinde biraz olun etkili gelmeye başladı. Yusuf, maç boyunca çok çalışkan ve üretken isimlerdendi. Ancak ilk yarının sonlarında o hareketi oldukça gereksizdi. VAR devreye girmesiyle gelen penaltıyla maç yeniden dengelendi. Rakibi morallendirdik ikinci yarı öncesi.

İkinci yarıya da etkili başladık. Çok geçmeden Yusuf’un pasıyla Ali Ülgen çaprazdan düzgün şutunu uzak direğe gitmesiyle yeniden öne geçen golü bulduk. Yani maç içinde üç gol öncesi de Yusuf faktörü vardı.

Skor üstünlüğünü alınca bunu korumak için oyun geride kabul ettik. Kontra ataklar bulduk. En can alanı kuşkusuz Laura’nın müsait olan Ahmet Sağat’a o pası vermemesi oldu. Yani ne denir buna bilemedim ama bencillikten öte oldu maçın bitişine bakarsak.

Hüseyin Hoca “Ben geri yaslanın!” demedim diyor ancak sahada olanlar buna uymadıysa sorun nedir o zaman? Rakip son 20 dakikayı baskılı oynuyor. Biz ise seyrediyorduk hocam. Oyuncu değişikliklerinde topu ayağında tutabilen bir Boldrin neden olmaz? Osman doğru hamle ise o zaman Polat yanlış hamle oldu. Hiçbir varlık göremedik bu genç oyuncumuzdan. Orta alan gibi kanatlarda çöktü. Harriss gelen bir topları ezdi maalesef.

Uzatma anlarında Yusuf’a yapılan net faulde VAR devreye girer diye bekledik ancak hakemin acelesi vardı ki beklemedi bile. İzlemişlerse de işlerine gelmedi golü iptal etmek demek ki? Kaçan balık büyük oldu. Üst sıralara yaklaşacak ve daha moralli hale gelecekken hoca dahil her şey eleştirel oldu. Hakemin özellikle ikinci yarıda ki kötü yönetimi dahi görülmedi. Çünkü skor her şeydir. Önce bunu alacaksınız. İyilerin olduğu maçı kötüler de olunca galibiyet de kaçarsa elbette topun ağzına gelirsiniz.

Mesela adam uzun boylu ne yapar bilinmez neden Zeki’ye kalır orada marke etmek? Alim adım adım takip etmeliydi. Belliydi rakip şişirecek içeriye hava toplarını uzun paslarla. Bunun yanın da Laura’ya o bencilliğinin nelere sebebiyet verdiği mutlaka anlatılmalı.

İyi başladığımız maçı son dakika da beraberliğe razı olmak. İnanın mağlubiyet acısı gibi geldi hepimize. Kısa film tadında oyun ile aldığımız skorları koruyamadık. Oyunu maçın geneline yansıtamadığımız zaman işte bu şekilde kalırsınız. Futbolun lakaytlığa tahammülü yoktur. Bunu da yaşadık. Çok üst düzey baskı ve oyun ile de neler yapılacağını da gördük. Devamlılık olacaktı hoca da demişti.

Hakem konusu bizlerin, ilk kriterim olmayabilir ancak kural işleyecekse bize de geçerli olmalı. Nasıl ki penaltıya itirazımız yok. Aynı şekilde yenilen o pozisyon başlangıcında da net faul görülmeliydi. Maalesef son haftalarda VAR lehimize olan pozisyonları görmezden gelmeye başladı. Bunu da dillendirmek hepimizin görevidir.

Formda bir Pendik karşısında bakalım neler yaşayacağız. Her maç bize başka hikayeler veriyor. Olası mağlubiyet kuşkusuz Hüseyin Hoca üzerinde ki okları da artıracaktır. Tıpkı dün oynanan oyunda ki son dakikaları kötü oynamamız gibi. Salt oyuncu profiline bağlamak yetersiz demek işte başladı yine kaçak güreşmeler yazarız.

Geldiğinde ki o pozitiflik yok mu oluyor hocam? Konuşulur hocam sen hep tatlıyı yedin ama acısı da var bu işin diğer tarafta. Önce sözlere bakarız sonra sahaya yansıyana. Ne diyelim sürekli baskı pres oyuncular müthiş, galibiyet kaçtı ama umutluyuz mu yazalım? Lig ilerliyor biz nerelerdeyiz Hocam? Bu taraftarı ikna etmen zor olur bilesin hocam.