SAĞLAM ADIM DEVAM!

Rakip Sarıyer. Geçen yıl son dakikalarda verdiğimiz puanlarla 1. Lige çıkmakta puan anlamanda önemli kayıplara sebep olmuştu. Bize ters gelen bir takım. Elbette futbol anlamında doğrular yaparsanız bunu da aşarsınız.

Yüksel Bey, hafta içi yaptığı basın toplantısında dobra dobra her şeyi açıkladı. Bir bakıma canının yandığını hissettirdi. Hatta açık açık ifade etti. Daha evvelden de yazmıştım. Kimi mevzularda yanlış anlaşıldığını ve sadece görülmek istenen kısımlar gündeme getirildiğini bunun içinde iyi niyet aranması gerektiğin vurgulamıştım. Bu konuya da açıklık getirmiş oldu.

Tüm hepsini anlattı. Belki kendi aralarında kalması gereken mevzuları da anlattı. Bunu da olası durumlara karşı önlem diye düşünüyorum.

Aslanda haklıydı çünkü kimsenin cesaret edemediği bir dönemde Samsunspor’a milyonlar harcamıştı. Düşünün ki geçen yıl Vali Bey “1,5 Milyon bulamadım. Bulsaydım takım ligde kalırdı!” söylemini hatırlattı.

Artık sahada oynanan futbol ile birlikte alınan sonuçlarla da bu takım hedeflenen ve hayal edilen yere gelecektir. Bunun için de sabır istediği için bizlerde destek vermeye devam edeceğiz.

Ertuğrul Hoca, cezasının bitiminin ardından kenarda yerini aldı. Taraftar soğuk ve yağmura rağmen yine takımının yanında yer aldığını gösterdi.

Taraftar gruplarının ortak hareket etmesi güzel bir ambiyans olarak kayıtlarımıza geçti. Devamını dileriz. Çekişmenin kimseye faydası yok. Bu takım hepimizin.

Maça oldukça hızlı başladık. Hırslı ve mücadeleci görüntümüz vardı. Hani başarının yolu atan ile tutanın iyi olacak futbol deyimine de uygun görüntümüz vardı son haftalarda. Bunun devamı için Sarıyer maçı oldukça önemliydi.

Çift forvet anlayışının devam etmesi oldukça önemliydi. Bunun için Atabey-Bahattin uyumu daha da ileri noktalara gelecektir.

İlk dakikalardan itibaren gole yaklaşan taraf olduk. Kubilay ile gole yaklaştık. Akabinde Bahattin’in şık vuruşu defanstan döndü.

Tempoyu artırdık ki haftalardır buna değindim, bu takım tempoyu artırmalı yoksa rakip rahat pozisyon alıyordu. Bunu düzeltince ve rakip alanda pres yapıp topları kapınca ve bunu da hızlı kullanınca da pozisyonlarımız da artmaya başladı.

Rakibin yarı alanından çıkarken kaptığımız topları belki bu anlarda gole çeviremedik ama sahada doğru olanları izlemeye başladık. Bahattin’in bir şutunun da direkten döndüğünü belirtmek gerekir.

Yine hani biraz golü biran evvel bulalımdan isteği biraz panik havası gösterir gibi oldu belki. Kubilay son pasları daha iyi değerlendirmesi iyi olurdu diye de düşündük ama sahada ki mücadele ve istek bize bu iş olacak dedirtti.

İlk yarının son anlarında hakemin avantaja bıraktığı top sonrası Caner’in ortasına iyi yükselen Atabey’in kafa vuruşuyla gelen golle devreyi önde kapattık.

İkinci yarıya da fırtına gibi giren takımımız adeta rakibini de sahadan silmeyi başardı. Nurullah’ın rahat bir gün geçirmesini defans bloğunun ve orta alanın uyumlu ve hatasız oynaması da etkili oldu.

Orta alanda yine yapılan baskı sonucunda geliştirilen atak sonrası Guido’nun enfes ara pasını iyi takip eden Bahattin enfes vuruşla, kalecinin üstünden aşırtarak farkı ikiye çıkartan golü atmış oldu.

Daha evvelden duran, tempoyu düşüren adam paylaşımlarında aksayan bir takım görüntümüz vardı ve bu bizi rahatsız ediyordu. Bu sefer bu mücadeleyi devam ettiren bir takım görüntüsü vardı sahada.

Değişimin başladığı kendisini hissettiriyordu. Özellikle kenarların da iyi kullanıldığın belirtmek gerekir. Aksayan neydi derseniz bana göre göze çarpan çok ciddi bir durum yoktu. Sahada ki mücadeleden, pozisyon arayışına ve tempoya kadar büyük bir özveri vardı sahada.

Bunun ötesinde takımın orta alanda baskısı ve rakip alanda ki top kapma savaşı da yine görülmeye değerdi. 3. Gole baktığımızda bunu daha net görürüz. Son dakikalarda olsa gol aramak işte beklediğimiz Samsunspor buydu.

Ahmethan’ın ısrarla rakip futbolcuyu rahatsız etmesi, Gökhan Alsan’ın topu kapıp takımını atağa kaldırması akabinde Onur’un kıvrak hareketleri ve topu Gökhan Meral’e bırakmasıyla birlikte ortası ve Gökhan Alsan’ın kafa vuruşunda kalecinin çıkarması ve Ahmethan’ın topu ağlara gönderip golü yapması.

Elbette her gol önemli her gol çok kritik. Ancak son dakikada kazanılan bu golün tempoyu anlatması, takım iştahını anlatması ve bunun da golle yansımasıydı önemli olan. Belki bunu en son Gümüşhane maçında görmüştük. O maçta bu kadronun en iyi mücadele maçıydı.

Manisa’nın da Kırklareli’nden beraberlikle dönmesi bizleri de ziyadesiyle memnun etti. Dileriz ki önce Rize sonra Çorum’da ki maçtada bu görüntüleri görürüz. Bu galibiyet ve oyunun anlam kazanması için bundan sonrasında da devam etmeli.

Ertuğrul Hoca’nın takıma eli değmeye başladığını bu maçta daha net bir şekilde gördük. Adaptasyon sürecini çok kısa sürmesi oldukça önemliydi.

Bu futbolcular gerçekten ayaklarına gelen böyle bir fırsatı çok iyi ama çok iyi değerlendirmeliler. Bu maçta gösterdiler, şimdi bundan sonraki maçlarda da devam etmesi diliyoruz.

Bir yanıt yazın