Hazırlık maçları ölçü değil deriz ama kazandı mı tadına doyum olmaz.
Samsunspor son yıllara baktığımız da hazırlık maçlarını adeta domine eden bir takım hüviyetinde. Nitekim geçen sezon başlamadan önce de yine galibiyetlerle kapattığımız hatta rakip takım yazarlarının dahi galibiyetimize burun kıvırdığına şahit olmuştuk.
Peki ne oldu sonra? Sezona başladığımız da bir baktık ki çokta hazır değiliz. Takımın hazır olmasına daha çok var cümleleri dökülüverdi. Sadece Ertuğrul Hoca değil, önceki teknik adamlardan da benzeri şeyleri duyardık.
Bu sezon yine galibiyetlerle başlayan bir lig öncesi hazırlık maç serüvenimiz var. İyi olan bu ama lige ne kadar yansıyacağından emin olamadığımdan dolayı bu maçları analiz etmeyi çok düşünmedim.
Hazırlık maçlarında daha çok bireysel performanslar öne çıkıyor. Bu da gayet doğal. Ancak şu söylenebilir eğer lig maçlarına mücadele ve isteği daha da artırarak Mehmet Hoca yansıtabilirse işte o zaman bu takım çok işler yapar.
Kısaca belli isimleri değerlendirecek olursak;
Çok şey beklenen Çinari, Hakaj ve Darri gibi yabancı isimlerden aman aman bir performans göremediğimizi de söylemek gerekir. Yine Furkan Fehmi oldukça istekli gözükmesine rağmen o beklenen ekstraları bize göstermedi. Buna karşılık Osman gerçekten mücadeleci gücünün yanında kale önüne hiç çekinmeden inmeleriyle lige damga vurabilir.
Dikkatleri üzerine çeken isim bence Yasin oldu. Bazılarımız bencil ve çok pas vermiyor diyebilir. Şu bir gerçek ki, oyuncuların karakteristik özellikleri bellidir. Buna ya katlanacaksınız ya da uyum sağlayacaksınız. Nitekim Mehmet Hoca’nın zaman zaman seslenmelerini de duyduk. Yasin, hazırlık maçlarını belli ki çok seven biri değil. Sakatlanma endişesi olabilir. Ancak oyuna ağırlığını koyduğunda neler yaptığını o kısa süre içerisinde yani oyunun belli bölümlerinde vites yükseltirken gördük. İyi bir Yasin takıma maç kazandırır.
Gökhan Karadeniz en son Fatsa maçı hariç sahada çok istenileni göstermedi. Dedik ya tecrübesiyle eğer o eski günlerine dönebilirse yine çok işlere imza atabilir.
Barış Başdaş evet ben varım dedi. Boli yine fit duruşuyla zaman zaman aksamış olsa da tecrübesiyle güven veren isimlerden.
Cihan Karaman, ayağını iyi kullanan, rakip kaleye etkili paslar ve şutlar çıkartmasıyla izledik. Hoca ne der bilemem ama süre alırsa iyi işler çıkartır diye düşünenlerdenim. Yine Yunus Emre de hiç sırıtmayan isimlerimizden. Genç yeteneğimiz bana güvenin der gibiydi maçlarda. Çıkarttığı toplar, rakibi kovalaması ve zamanında müdahalelerini gördük aldığı sürelerde.
Djedje! Aslında hepimizin çok şey beklediği ama bir türlü nedenini anlayamadığımız ki öne sürdüğü sebeplere inanmamız güç olan bu futbolcumuzun ayrılış hikayesi gerçekten ilginç. Ne diyelim yolu açık olsun. Onun yerine gelen Diomande ise gerçekten önemli bir isim. Duruşu sağlam ve oyuna hakimiyeti olan bir isim. Eğer ki sakatlıkları nüksetmez ve bizi yalnız bırakmaz ise gerçekten lige damga vuracaktır. Çok kaliteli bir isim ki tanıyanlar Djedje’den iyi bir isim olduğunu söylüyorlar.
Forvet hattımız en çok konuşulan isimler arasında oldu. Bir çok isim zikredildi. Nihayetinde Melunovic ile karar kılındı. Kapalı kutu. Nasıl bir performans sergileyecek göreceğiz. Ya Mathias gibi hayal kırıklığı olur ya da lige damga vurur gönüllerde taht kurar. Hele bir görelim meziyetini.
Tomane, forvet hattın vazgeçilmez ismi olacağı kesin. Ondan bu sezon çok şey bekliyor hem başkan hem de taraftarlar. Biraz da onun sakatlığının tam geçtiğinden ötürü çok maliyetli bir forvet alınmadığı kanaatindeyim. Başkan böyle tercih etti.
Mehmet Ayüz isteksiz göründü birçoğumuza göre ama hazırlık maçlarında o yaştaki bir oyuncu için bu gayet doğal aslında. Önemli olan ligde alacağı sürelerde takıma ne katacağıdır. Dileriz Umut Bulut’un etkisini gösterir bize bir nebze de olsa.
Kale emin ellerde. Bundan bu sezon eminiz. Nurullah yalnız değil. Diğer iki kaleci Aykut ve Alp oldukça etkili maçlar çıkarttılar. Bu yönde bu sezona daha rahat başlıyoruz.
Genel olarak öne çıkanlar ve merak edilenleri yazmaya çalıştım. Önemli olan takım oyunu diyoruz. Elbette takım oyunu da sahaya çıkan futbolcularımızın bireysel kabiliyetlerinden geçiyor. Biz sahada önce mücadele görelim. Bir takımın en büyük özelliği istek ve arzuyu sahaya yansıtmasıdır. Kabiliyetler de ortaya çıkınca takımın başarısı da artar. Yoksa klasik top oynamayla yani al gülüm ver gülüm, topu at arkadaşına o uğraşsın, sıkıştır topu açma, karambole oyna işte olmuyor böyle. Oyunu okuma diyoruz yıllardır. Öncelikle en klas hareketler burada çıkıyor ortaya. Hani derler ya işte bu tam isabet. Öyle yani. Bizler, basan, koşan, rakibi yıpratan, ona nefes aldırmayan, sağlı sollu ataklar yapan, goller atıp rakibi adeta ablukaya alan takım görmeyeli epey oldu. Bundan dolayı biraz daha itidalli başlıyorum sezona. Hele lig maçları başlasın diyenlerdenim.
Mehmet Hoca, bu hem şanslı hem de çok şansız. Ama tecrübesiyle futbolcularla ikili ilişkileriyle bu işi başaracaktır. Yeter ki talebeleri ona yardımcı olmayı tercih etsin. Başta da tecrübeli olan isimler.
Balıkesirspor maçıyla yeni serüvene start alacağız. İlk maçta % 50 hakkımızı dolduracağımız kanaatindeyim. Yeter ki istenilen aşıdır, testtir ve tüm talepleri karşılayalım. Takımı yalnız bırakmayalım.
Haydi o beklenen süper lig için hep birlikte yol alalım.