Niğde Anadolu Fk, Altınordu’nun pilot takımı. Onların sahiplendiği bu takımda birçok futbolcu kiralık olarak takımda oynuyor. Genç ve dinamik bir takım. İçlerinde daha evvel bizde oynamış Fatih Kılıçkaya da bulunuyor. Gençleri yönlendirsin onlara büyüklük yapsın diye olduğunu düşünüyorum.
Taraftarımız kendisine ayrılan yeri fazlasıyla doldurdular. Zaten küçük bir stadyum ve kapasitesi de sınırlı. Buna rağmen Niğdeli taraftarlarda Samsunspor etkisiyle maça ilgisini esirgemediler.
İyi bir zeminde oynandı maç. Bu tür zeminler de takımımız daha rahat oynuyor. Bunu da maçın başından itibaren gösterdik. Rakip kontra atak futbolunu tercih ettiğini ilk dakikalardan itibaren gösterdi.
İlk dakikalarda Erhan ortasında Samet müsait durumda golü yapmış olsaydı maç daha farklı bir atmosferde oynanabilirdi.
Rakip alanda daha fazla topla oynayan taraf olarak kaleye yakın kalabalık defansı aşmakta zorlanıyoruz. Buna rağmen hatırı sayılır pozisyonlar ürettik. Yine Kubilay gole yakın şutları oldu. Bahattin çok etkili değilsede kaleye dönüp attığı şutları oldu.
İlk yarıda bulanan pozisyonlar gol getirmedi. İkinci yarıya da yine daha önde olan taraftık. Rakibin golcü futbolcusu Caner’e de iyi önlem almıştı Taner Hoca. Defans ve kaleci uyumu yerinde olunca rakibe pozisyon vermedik. Geldikleri oldu zaman zaman ama rahatsız edecek boyutta değildi.
Kalabalık defansları aşmak için doğru bir hamle olarak Tamer Hoca çift santrafora geçti ve Muhammet Beşir’i Samet’in yerine aldı. Bu hamle rakip üzerine daha etkili olmamızı sağladı. Muhammet’in attığı gol ofsayt bayrağı ile iptal edildi.
Rakip iyice kapandığı ve dakikaların azaldığı anlarda geldi gol. Kapalı defansı aşmak için onları hataya zorlamak gerekiyor. Bunun tipik bir örneği ile geldi gol. Kullandığımız korner sonrası uzaklaşan topu İshak içeri gönderdiğinde rakip defans uzaklaştırmak isterken ceza yayının üzerinde bulunan Erkam, önce göğsüyle kontrol etti, sonrasında sert ve düzgün vuruşuyla top ağlarla buluştu.
Bu şık golle öne geçtiğimiz anlardan sonra Enes oyuna girdi. Hani ayağına gelen fırsatı kaçırmayacaksın sözü onun içinde geçerli net bir pozisyona dönebilecekken topu kontrol edemedi ve kalemizde tehlike oluştu.
Oyunun genel anlamında sıkıntı yoktu. Ancak özellikle rakip alana oyunu yığdığımızda kapalı defanslara karşı skor üretmek için topun oynama hızını artırmamız gerekiyor. Özellikle rakip alana hücum ettiğimizde rakip çok çabuk yerleşiyor. Bunun için Kubilay gibi oyuncularımız ve kenar oyuncular daha hızlı hareket etmeli.
Duran topların önemi de artıyor bu tür durumlarda ki bundan sonra daha fazla karşılacağız böylesi maçlarla. Çünkü rakipler artık gol yiyene kadar kapanıyor. Haklı olarak Hoca ilk dakikalarda bunu bildiği için gol bulmak için ve rakibi öne çekmek istiyor ama son iki maçta bunu yapamıyoruz.
Tüm bunlar için oyun planları muhakkak vardır Hoca’nın ancak özellikle çift santrafor için Beşir-Köse ikilisi ile mi başlasa diye aklımızdan geçmiyor değil. Bir diğer mesele de kenar ortaların daha fazla olması gerekiyor. Ancak şunu belirtmekte fayda var, son haftalara takıma yönelik eleştiriler de azaldı. Bunun nedeni de sanırım rakiplerin daha çok oyunu yarı sahalarında kabul etmeleri olsa gerek.
Atılan gol sayısından öte alınan puanlar önemli olan. Bunu da başararak dönüyor takım Samsun’a. Haftalar azaldıkça stres artıyor. Sarıyer hafta içi oynadığı maçın etkisiyle sahasında iki puan kaybetti.
Kazançlı bir haftaydı. Ama Sakaryaspor’un da inatla takibini unutmayalım. Sahamızda oynayacağımız Keçiörengücü maçını da kazanarak yola emin adımlarla devam edelim.
Taraftarın Sesi ekibine de bize bu maçı izleme fırsatını sundukları için teşekkür ediyoruz.