Akşam saatlerinde başlayan kar yağışına ve yolların olumsuz hale gelmesine rağmen yine de maça hatırı sayılır bir ilgi vardı. Günlerdir süren koreografi hazırlığı tüm endişelere rağmen yapıldı. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.
Tabi sahayı bu maça hazırlayan görevlileri de unutmamak gerekiyor. Çünkü hummalı bir çalışmayla zemini pırıl pırıl hale getirdiler. Elbette Yüksel Bey’in çabasıyla yapılan hibrit çimin yapılmasının önemini bu maçta daha net görmüş olduk. Öyle ki zemin de kalkan hiçbir yer yoktu.
Dün rakibimiz Manisa Fk’nın geriden gelip son dakika golüyle sahadan galibiyetle ayrılmasının bu maça etkisi de önemliydi. O maçta türlü tartışmalar oldu. Bazı ihlallerin olduğu gerçeği var ama biz önce kendi işimize bakacağız.
Afyon da ikinci yarıya önemli takviyelerle başlamış ve aldığı üst üste galibiyetlerle play-off da iddiasını sürdürmüştü. Sarıyer’e sahasında mağlup olduktan sonra bizim maçta onlar için daha da önemli hale geldi.
Geçen hafta Tarsus hatta Pendik ve sonrasında Afyon maçlarında da gördük ki onların bu iddialarının bir başka boyutu da olası bir playoff eşleşmelerinde neler yapabileceklerini görmek istemeleri. Ben bir bakıma işe artık böyle de bakıyorum. Çünkü playoff birçok kez sürprizlere açıktır. Bunun için bizim işi sıkı tutup şampiyon olarak çıkmalıyız.
Ertuğrul Hoca, yine geçen haftaya benzer bir kadroyla çıktı. Gökhan Meral yerine Ramazan Çevik başladı. İkinci yarı da ki sakatlığıyla da yine yer değiştirdiler.
Hoca hafta içinde benim de dikkat çektiğim zemin meselesine değindi. Bir tek ben yazınca acaba yanlış mı gördüm demiştim. Bizim gibi ayağa top yapan takımlar için zeminin iyi olması gerekiyor.
Oyuna iki takım da istekli başladı. Afyon da öyle geride kabul edeyim anlayışı yoktu. İlk önemli pozisyonu da rakip buldu. Bizde rakip alanda kaptığımız toplarla pozisyon arıyorduk.
Caner’in yaptığı ortaya defans-kaleci anlaşmazlığıyla araya giren Gökhan Alsan’ın topa kafayla müdahelesine Atabey’in boş kaleye dokunması kalmıştı. Böylesi önemli ve dirençli bir rakibe karşı erken gol atmak önemliydi.
Oyunun temposunu düşürdük golden sonra. İlk yarda topun kontrolü de rakipte kaldı. Bizden daha çok topu istediklerini gösterdiler. Bizde acaba rakibi yarı alanımızda yakalayıp kontra bulur muyuz düşüncesindeydik.
Beraber oynama alışkanlığının önemini daha net gördük maçta zaman zaman. Çünkü araya atılan toplara yapılan koşular ve final paslarında doğruyu yapma becerisi önemliydi.
Burak Çalık’ın driplinglerini bekledik. Muhsin’in ona top atmasını. İbrahim Halil’den de maestro olmasını. Top çalıp kritik paslarla rakibin adeta belini kırmasını ama olmadı. Yer yer gösterir gibi oldularsa da gününde bir Afyon vardı. İyi direnç gösterdiler. Pozisyon da ürettiler ama son vuruşlarında iyi ki bir o kadar becerikli değillerdi.
İkinci yarıda Ramazan sakatlanarak yerini Gökhan Meral’e verdi ve o dakikada da sarı kart gördü. Birkaç dakika sonra da kademe hatası yaptı ve rakip oyuncu kale dibinden topu auta atmayı başardı. Ancak hakkını vermek gerekirse ilerleyen dakikalarda bir iki yerinde hamle yaptı.
Burak’a çok iş düştü bugün. Maç boyunca bir çok topa müdahale etti. Hocaları bilerek mi yaptı bilemem ama iyi bir Burak Yılmaz izledik.
Burak Çalık’ın yerine giren Bahattin ile rakip alanda daha fazla görünmeye başladık. Biraz daha pozisyona girmeye başladık. Bulduk da ama gününde bir defans ve kaleciyi geçemedik.
Yine oyuna giren Guido’nun verdiği son dakika pasında Bahattin kaleciyle karşı karşıya kaldı ve fişi de çekmiş oldu. Muhsin’in artistik pasını da es geçmeyelim nihayetinde atağı başlatan isim oydu.
Artık tüm konsantrasyonumuzla haftaya Manisa ile oynayacağımız maçtayız. Üç ihtimalli bir maç. Elbette rakibin daha çok isteyeceği gibi duran bir maç. Son haftalarda ki yaptığımız hataları yapmamamız gereken bir maç. Belki de Ertuğrul Hoca’yı bu düşündürüyordur.
12 maçta 11 yaparak gidiyoruz. 55 puandayız! Bizim için anlamlı ama bu puanda kalmaya niyetimiz yok tabi ki! İkinci yarıya da 5 de 5 yaparak firesiz orada olacağız. Belki son haftalarda ki oyun anlamında mutlu olamasak da skoru almayı ve oyun disiplinimizle ayakta kalmayı başaran bir takımız. En büyük artımız mücadelemizi artırdık. Bunun dışında son vuruşlarda ki formda isimlerimiz var.
Yine rakip Manisa’da gol ayakları güçlü olan bir takım. Artık erken final gibi gözükse de bu maçla hiçbir şey bitmiş olmayacak. Kazanmış olsakta böyle! Çünkü bizim de rakibimizin de çok kritik maçları olacak.
Burada ki enerjimiz bize sahamızda hafta içi oynayacağımız ve akabinde deplasmana gideceğimiz maçlar için dahi önemli bir etken olacak.
Burada şunu belirtmem gerekiyor ki Yüksel Başkan mutlaka ama mutlaka Manisa da oynanan maçta yerini almalı. Niye mi? Bu tür maçlar sahiplenme gerektirir. Belki kendi de bunu düşünüyordur ama yine de yazma ihtiyacı hissetim. Çok fazla polemiğe girmeden bunun böyle olması gerekliliğini söylüyorum sadece.
Futbolun içinde sadece taktik yok. Ayakta kalmak ve mücadele etmekte var. Futbolcularımıza Allah kolaylık versin. Futbol şansının yanımızda olmaya devam etmesi dileğiyle hep beraber Manisa maçına hazırlanalım.