Samsunspor olarak zorlu bir virajdayız. Hayal ettiğimiz değilde hiçte düşünmediğimiz bir noktadayız.
Hem üst üste alınan kötü sonuçlar sonrası alınan kongre kararı hemde ligde ki sıralama açısından oldukça sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz.
Önceki yazımda da belirttiğim gibi belki şehrin nabzını yoklamak için yönetim kongre kararı alabilir diye. Nitekim öyle oldu. Net bir başkan adayı yok henüz. Ancak Samsunspor kamuoyunun yakından tanıdığı simalar bir oluşum içindeler. Bunun nereye varacığı henüz belli değil. Nasıl bir projeleri var? Kim veya kimler bu oluşuma mali destek verecek? Mevcut takım üzerinde nasıl bir oynama yapacaklar? En önemlisi Başkan kim olacak? Tüm bu ve benzeri sorular cevap bekliyor.
Herşey bir yana bunun sahaya yansıması nasıl olacak diye bizlerde merakla maç saatini bekledik. Ben umuyordum ki bu maçı kazanalım yönetim meselesi nasıl olsa bir şekilde rayına girer. Ancak bunun için oyuncularımızın performansı ve sahada ki karakterleriydi önemli olan.
İlk dakika içinde rakip bir anda ceza alanı içine doğru yönelirken serbest atış kazanmasını bildi. Çok sükseli bir takım değil Denizli ama mücadelesi iyi ve topa sahip olan Anıl ve Kappel gibi etkili isimleri var. Zaten topu ileride de bu iki isim tuttu çoğunlukla.
10.dakikada da Kappel ile kale önünden mutlak gole yaklaştılar. Bu dakikalarda top daha çok rakipte kaldı. İşte bende bunu bir türlü çözemedim. Kağıt üstünde kime sorsanız Samsunspor daha iyi bir takım ama bunu topun arkasına geçerek bir türlü gösteremiyor.
Belki Engin Hoca, top rakipte olsun biz kaptığımız toplarla boşluklar bulup pozisyon buluruz derdindeydi. Ama bunun garantisi yok. Buna rağmen Ahmet Burak’ın kanattan hızlı geliştirdiği atakla gole yaklaştık. Ortasında önce Chibuike vurdu kaleci kurtardı, dönen topu da Ayite iyi değerlendiremedi ve top auta gitti.
Sifakis bu yarıda önemli kurtarışlar yaptı. Özellikle son dakikalara doğru Anıl’ın vuruşuna uzanışı gerçekten zor bir kurtarıştı. Yine ikinci yarıda da kalesinde güven verdi. Maçın geneline bakıldığında da kaleyi kolay vermeyecek gibi duruyor.
İkinci yarı daha hareketli ve orta alanların da rahat geçildiği bir maç oldu sahada. Özellikle rakip mutlak galibiyet için yüklendiği anlarda geride boşluklar bulduk. Ancak bunları iyi değerlediremedik. Samaras, iyi bir mücadele gösterdi. Zaman zaman defansada katkı yaptığını gördük. Uzaktan şık bir şutu vardı ama kaleci o bölgeyi iyi kapattı.
Önceki maçlarda ki çıkış yaparken kaptırdığımız toplar yine başımızı ağrıttı. Eğer rakibin etkili forveti olsa bu maçı berabere bitirmemiz mümkün olmazdı. İlk oyuncu değişikliğini Chibuike-Gökay ile yaptı Engin Hoca, bu değişiklikte Chibuike’nin oyunda kalması daha iyi olurdu kanımca.
Çünkü topu ayağında iyi tutan bir oyuncu ve bu maçta da performansı da yerindeydi. Diğer taraftan oyundayken yine gole yaklaştık. Önce Ayite şutu geldi ve kaleciden döndü, Chibuike tamamlamaya çalıştı ama bu seferde direk izin vermedi. Yine Ahmet Burak ile gole yaklaştık.
Maçın gerçekten temposu müthişti. Ama gol yollarında ki hastalığımız bu maçta da devam etti. Enes kurtarıcı olarak oyuna girdi. Tekniği mükemmel ve gelecek vadediyor. Ancak öyle bir pozisyon geldi ki bunu gol yapsaydı maça damga vuracaktı. Bomboş pozisyon da kaleciyi geçerken kendisini yerde buldu. Hakem burada uyanıklık yaptı ve Enes’in devam etme niyetini aleyhimizde kullandı. Eğer Enes, yerde kalsaydı ki kalkmamalıydı, işte o zaman kaleci net olarak kırmızı kartı görecekti. Acemi işi oldu Enes, bu iş birazda oyun bilgisi gerektiriyor gördüğün gibi.
Samsunspor, son haftalarda en fazla pozisyona girdiği maç oldu. Belki pozisyon da verdik ama bu maçı alabilecek, koparabilecek pozisyonları da bulduk. Ancak son vuruşlar kaleciyle, defansa takıldı. Artık bir şekilde kalan maçlara bakacağız ve bu iki zorlu maçtan puan ve puanlar alınmasını diliyeceğiz. Önce Giresunspor sonra da Ümraniyespor maçları var. Zorlu bu iki maçta bahtımıza ne düşecek göreceğiz.
Tutu’yu Tez Harcadık!
Başkan Erkurt Tutu, kulübün inanılmaz ve içinden çıkılmaz hale gelmemesi adına ekonomik transferler bu kez başını ağrıttı. Geçmişte yaptığı bu tür hamleler her ne kadar eleştirilsede zamanla onun haklı oluğunu göstermişti.
Aslında bu şehir çok kez hep şunu duymuştur “Çok çabuk adam harcıyoruz!” Bu sözleri yazarından, siyasetçisine, bürokratına ve işadamlarına kadar hep konuşmuş yazılmıştır. Taraftar aslında hep vefalı çıkmıştır. Çalışan ve üretenlerin yanında oluşmuştur hep. Sanırım, Tutu’nun Samsunspor sevgisi ve ona karşı tutkunusunu kimse tartışamaz.
Şunu da hatırlatmakta fayda var. Yıllardır yazıyorum. Yıllardır Samsunspor hep bir tarafımda, hep gündemimde. Kimi zaman sevindik kimi zaman üzüldük. Elbette bu bir sportif olay ve bunun için de mücadele ediliyor. Daha iyisi olsun diye tüm bu çalışmalar. Bazen istediğiniz gibi olmaz işler.
Herkesin de kendi hayatında da böylesi inişli çıkışlar olmuştur. Bu yaşamın doğasındandır. Transferlerle ilgili ve oyun yönüylede sürekli buradan yazmaya çalıştım. Elbette sesimizi istediğimiz gibi duyuramıyoruz. Bu gayet doğal. Şuan kişisel sitemde yazıyorum. Geçmişte kamuoyunda ses getiren başka bir sitedeydim. İlerleyen zamanlarda ne olur bunu bende bilemem.
Samsunspor, sürekli birilerinin elinde oyuncak olmaktan ne zaman çıkacak bunu merak ediyorum. Hep birilerinin başkaları üzerinde baskı aracı oluyor. Bir iki maçta başarısızlık hadi sen bırak biz gelelim. Tamam da bunun için gerekli alt yapın var mı yok mu hele bunu bilelim. Her neyse yine olan Samsunspor markasına oluyor yine taraftara oluyor.
Şunun gayet iyi biliyorum, Tutu’yu isteyenler istemeyenlerden daha fazladır ama bunu dillendirmek için gerekli olan sportif başarı olmayınca onlarında sesi çıkmıyor. Ah be Başkan! Borçlandıraydın kulübü, alaydın şöyle 2-3 milyonluk oyuncu. Bak o zaman ne iyi olurdu takım!
Kağıt üstün kim bu alınan oyuncuları eleştirebilir. Kim bunu almasaydık diyebilir? Bu ekonomik yöntemlerle kimse diyemez. Ama var bir sıkıntı demek. Engin Hoca da belli ki çaresiz kalıyor. Müdahaleyi belli noktalarda yanlış yapıyor. Küstürdüğü oyuncular oluşmaya başladı. Tüm bunları da Başkan ve yönetim çözecek.
Sonuç olarak biraz erken diyeceksiniz ama Tutu yine devam edecek, bu takım belki bu yıl Süper Lige çıkamayacak ama asla küme de düşmeyecek. Kimse bu takım küme düşer diye beklemesin, kimseyi de korkutmasın. Samsunspor kimsenin tekelinde değildir. Ez cümle bu şehrin en önemli markası kuşkusuz SAMSUNSPOR’dur. Herkesin birlik ve beraberlikle bu zorlu süreci atlatması en büyük temennimdir.
Benim menfaatim mi “Bir bardak çay eşliğinde Samsunspor’u etrafımdakilerle şöyle bacak bacak üstüne atarak keyifle başarılarını konuşmak!” Hepsi bu. Yıllardır inandığım gibi ve öngörülerimle yazıyorum. Kimsenin isteği ve talebiyle değil….